Puan vermedi·150 syf.··
2026 2. kitabı
Marquez'in büyük bir övgüyle bahsettiği ve defalarca kez okuduğu, büyülü gerçekçilik akımının öncü eserlerinden biri Pedro Paramo. Juan, annesinin vasiyeti üzerine babası Pedro Paramo'yu bulmak için Comala köyüne gider. Ancak köyde yaşayanlarla değil de ölülerin hayaletleriyle karşılaşır. Ölümle yaşamın iç içe geçtiği tuhaf bir yolculuğa çıkar Juan. Toprak ağası olan Pedro Paramo'nun yaşam hikayesi üzerinden günah, pişmanlık ve sosyal çöküş kavramları ele alınır. Takip etmesi oldukça zor bir kitaptı benim için. karakterlerı, yaşanan zamanı ve olayları kavrayabilmek büyük bir dikkat istiyor. Filmi de varmış ancak izler miyim bilemiyorum. Kitabın seveni ve öveni çok olsa da benim beklentilerimi karşılayamadı ne yazık ki..
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,274 okunma
Pedro Paramo’yu nasıl anlayamadım ama haha
Puan vermedi·135 syf.·
2026 12. kitabı
Müthiş bi okuma deneyimi yaşadım, normalde pek paylaşım yapmıyorum ama bunu anlatmam lazım. Şimdi kitaba başladım, akıcı da bi kitap okutuyor yani bi baktım %40’a filan gelmişim ama hiçbir şey anlamamışım. Herhalde kafam çok dolu diye düşündüm, bıraktım, sonra başka sefer yine denedim derken 4 kere baştan başladım kitaba. Bi yerde anlamiyorum ben aptal mı oldum diye kendimden şüpheye düştüm sjsjsj Düşle gerçek o kadar iç içe geçmiş ki ayırt edemiyorum, yok olmuyor, canlı sandıklarım ölü çıkıyor tamam buna alıştım derken olaylar kronolojik sırayla gitmediği için beynim yanıyor, karakter nereye gitti, bu yeni insanlar kim, ne oluyor imdat şeklinde okudum bitirdim. Sonra zekamdan şüphelenip eksi sözlüğe gidip insanlar anlamış mı diye baktım haha Neyse bu şekilde hisseden tek ben değilmişim, hâlâ akıllı bir birey kabul edilebilirim bence. Güzel alıntılar vardı, okuyun diyemem ama okumayın da diyemem; değişik bir tecrübeydi. Marquez’in bu kitaptan çok etkilenip hatta ezberleyip (ne anladın abicim ne ahahah) Yüzyıllık Yalnizlik’taki Macondo kasabasını yazdığını iddia ediyorlar, eğer öyleyse kitap varoluş amacını tamamlamış derim ya zira Y.Y’yi de Marquez’i de çok severim. Ee bu kitabı çok övenler var, Ispanyolca’nin Don Quijote’den sonra en iyi eseri diye, ben de bu sebepli okumuştum ama bence ezbere cümle kuruyor çoğu. Yazarın başka kitabı olmadığı için de minnettarım.
Edebiyat
Pedro ParamoJuan Rulfo · De Yayınevi · 19702,274 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Gerçeküstü Hayatlar
8/10
·150 syf.··
2026 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 00:00
Kitap inceymiş bir çırpıda bitiririm diye düşünürseniz, sizi biraz sarsacağını söyleyebilirim. Hoş bir anlatım ile sizi içine çeken hikaye, bir süre sonra anlaşılmaz oluyor. Bu cümleyi kim kurdu, kiminle kim konuşuyordu, geçmiş mi şimdi mi derken biraz yıpranıyorsunuz ama yine de okuduğuma değdiğini düşünüyorum. Ayrıca kitabın Marquez'in Yüzyıllık Yalnızlık kitabına da ilham verdiğini bilmek güzel.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,274 okunma
8/10
·150 syf.··
Beğendi
·
2026 44. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 16 Mayıs 2026 01:38
Juan Rulfo, birkaç yüz sayfaya; ölüm, yalnızlık, suçluluk, iktidar ve hafızayı öyle yoğun bir şekilde sığdırmış ki kitap bittiğinde insan kendini bir rüyanın içinden çıkmış gibi hissediyor. Romanın en etkileyici yanı, gerçekle hayalin, yaşamla ölümün arasındaki çizgiyi bilinçli olarak silmesi. Comala kasabasında dolaşırken kimin canlı, kimin ölü olduğunu anlamaya çalışmıyorsunuz artık; çünkü Rulfo’nun anlatmak istediği şey tam olarak bu belirsizlik. Geçmişin yükü, insanların ruhlarında yaşamaya devam ediyor ve kasaba adeta anılarla lanetlenmiş bir mezarlığa dönüşüyor. Pedro Páramo karakteri ise yalnızca bir adam değil; gücün, korkunun ve çürümenin sembolü gibi. Onun etrafında şekillenen hayatlar, aslında baskının insan ruhunu nasıl tükettiğini gösteriyor. Ama bana göre romanın asıl gücü olaylardan çok atmosferinde saklı. Sayfalar boyunca kuru bir rüzgâr, boğucu bir sessizlik ve tarifsiz bir hüzün hissediliyor. Yazar, okuru yalnızca bir hikayenin içine değil, karakterlerin kırılmış hafızalarına ve yarım kalmış hayatlarına sürüklüyor. Her bölüm, geçmişten gelen bir fısıltı gibi ilerliyor. Pedro Páramo bana, edebiyatın bazen olay anlatmaktan çok bir ruh hâli yaratmak olduğunu hissettirdi. Bu kitabı okurken her şeyin açıkça söylenmesine gerek olmadığını, sessizliğin ve eksik bırakılan boşlukların da güçlü bir anlatım biçimi olabileceğini fark ettim. Aynı zamanda geçmişin insanlar ve toplumlar üzerindeki etkisinin kolayca silinmediğini; unutulduğu sanılan acıların bile yaşamaya devam ettiğini düşündürdü. Bence bu roman tam da bu yüzden okunmalı. Keyifli okumalar.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,274 okunma
Puan vermedi·150 syf.··
2026 23. kitabı
Comala’nın büyülü gerçekçiliği baştan itibaren insanı içine çekiyor. Juan Preciado’nun babasını aramak için kasabaya gelişiyle birlikte ben de onunla birlikte o belirsiz dünyanın içine girdim. Okurken en çok hissettiğim şey tedirginlikti. Sokaklar boş ama sessizlik bile canlı gibi; sürekli bir fısıltı var. İlk başta kimin kim olduğu, kimin yaşadığı kimin öldüğü çok karışık geliyor. Sayfalar ilerledikçe bu karmaşanın bilinçli olduğunu fark ediyorsun. Juan’ın karşılaştığı her hikâyede bir şeylerin açığa çıkmasını beklerken daha da derin bir belirsizliğe sürükleniyorsun. Dorotea ve Susana San Juan’ın hikâyeleri özellikle akılda kalıyor, Pedro Páramo ise giderek bir karakterden çok kasabanın kendisi gibi hissediliyor. Kısa bir roman ama bıraktığı etki oldukça büyük; bitince uzun bir yolculuktan dönmüş gibi hissettiriyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,274 okunma
8/10
·150 syf.··
2021 26. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 14 Nisan 2021 00:00
Juan Rulfo, methini çok duyduğum, büyülü gerçekçilik akımının (magic-realism) öncülerinden. Pedro Paroma’yı okumaya başlamadan, hakkında biraz okumalar yapıp, öyle başlamıştım. 1955 yılında kaleme alınmış bu eser, pek çok yazınsal edebiyata örnek olup, ilham vermiş. Anlatılanlara göre, “Yüzyıllık Yalnızlık kitabının yazılış sürecinde, edebiyat çevresinden bir dostunun, bir gece evine geldiğini ve, “Sen yazı yazdığını sanıyorsun. Al da bunu oku,” diyerek, önüne Pedro Paramo romanını fırlattığını anlatır Márquez. Arkadaşı gittikten sonra kitabı büyük bir şaşkınlık ve hayranlıkla okur. Bitirir ve yeniden bir kez daha okur. Kitabı bıraktığında tanyeri ağarmaktadır. Kitap, Juan Rulfo’nun Pedro Paramo'sudur. Márquez kitaptan o denli etkilenmiştir ki Yüzyıllık Yalnızlık eserinde Pedro Paramo’dan bir cümle alarak Rulfo’ya bir selam gönderir.” Annesi öldükten sonra kendisine verdiği sözü tutmak için, babasını bulmak adına Comala’ya giden Juan Preciado’nun babası Pedro Paroma’yı bulmasını konu ediniyor. Hepi topu 130 sayfa olan Pedro Paroma’nın kolay okunan, zorlayıcı olmadığını söylemek, yalan söylemek olur. Ben ara vererek okudum, vaktiniz ve sabrınız varsa tek seferde okuyup büyük zevk almanız. Büyülü gerçekçilik, kısa cümleler, tasvirler ve karakter yargılamaları içermeyen, tarafsız bir gözle okuyoruz tüm cümleleri. Bilinç akışı, iç sesler, monologlar bana göre çok zevkli kılsa da, tarzı sevmeyen için zorlayıcı olabilir. Tuhaf bir şekilde ve spoiler olmayacağını umarak, Alejandro Amenebar’ın The Others’ı (Diğerleri) sık sık andım finaliyle, müthişti. Okumanızı tavsiye ederim kesinlikle.
Pedro ParamoJuan Rulfo · Doğan Kitap · 20192,274 okunma