Tanrının çizdiği yoldan sapmak mümkün müdür? Evet, ama bu her seferinde bir hatadır. Acıya engel olmak mümkün müdür? Evet, ve sen bunu asla öğrenemeyeceksin. Bazı şeyleri gerçekten tecrübe etmeden öğrenmek mümkün müdür? Evet, ne var ki o zaman asla senin gerçek anlamda bir parcan olmazlar.
Seni seviyorum. Seni seviyorum çünkü dünyadaki bütün aşklar aynı göle akan farklı Irmaklar gibidir. O gölde kavuştuktan sonra hepsi tek bir aşk olur, yağmur bereketi ile toprağa yağar. Seni geçtiği her yerde bitkilere, ormanlara hayat veren bir nehir gibi seviyorum. Seni su susana su veren, insanları istedikleri menzile ulaştıran bir nehir gibi seviyorum. Çağlayanlarda başka hızla koşacağını anlamış, çukurlarda dinlenmeyi öğrenmiş bir nehir gibi seviyorum seni. Seni seviyorum, çünkü hepimiz aynı yerde, bizi hâlâ suyuyla besleyen aynı kaynaktan doğduk o yüzden zayıf düştüğümüzümüzde tek ilacıımız biraz beklemektir. Elbet bahar gelir, kış karları eriyip bize taptaze bir enerji verir.
Çeşmenin buz tutmuş suyuna baktım. Günün birinde yeniden akacak, sonra tekrar donacak, sonra yine akacaktı. Kalplerimiz de böyledir; zamana itaat ederler elbette, ama ebediyen suskun kalmazlar.