Yavaş yavaş ilerleyen çok güzel bir aşk. Sadece okumayan kişiler için aralarındaki yaş farkı biraz fazla gelebilir bu yüzden uyarayım ben…
Tatlı Jolene fazla masum, ailesinin sözünden asla çıkmayan ve her zaman korkutularak, aynı zamanda sevgisiz bir ailede büyüyen bir kız olduğu için ona çok üzüldüm ve cidden başta bu kızın yaşayacağı şeyler için korkmuştum. Ama Jolene bütün kitap boyunca çok güçlü davrandı ve hep ayakta durdu. Bazı noktalarda empati yaptığımda benim bile kaldıramayacağım şeyleri kaldırdı, onu saf ve güçsüz olarak görmeme rağmen. Gerçekten çok güçlü bir kızdı, onu böyle görmek çok güzeldi. Hisleri de çok özeldi, ne yaşarsa yaşasın içindeki sevgiyi hiç kaybetmedi ve düşünceleri, hisleri kalbime dokundu. Giovanni’ye gelince… okurken aşkından kafayı yedim diyebilirim. Çok kötü bir hayatı olan, böyle bir adamın, bu kadar güzel sevebileceğini hiç düşünmemiştim. Onun için yaptığı
şeyleri zaten hiç söyleyemem bile… Giovanni gerçekten harika bir adamdı.
Yazarın kaleminin de çok güzel olduğunu, sıkmadan ama hikayenin içine çekerek çok güzel bir şekilde kendini okuttuğunu düşünüyorum. Cidden bazı kitaplarda olan betimlemeler çok sıkarken bu asla sıkmadı ve kitabın arkasında okuduğum her şeyin içine kolayca çekildim. Benim için ne çok karanlıktı ne de aydınlıktı.
buradan sonrası biraz daha fazla spoiler içeriyor!Kitabın son 100 sayfasında bir şeyler olacağını biliyordum ve bu yüzden hep diken üstünde okudum… Bir an cidden Viggo ve Gio’nun bunu yaşadığına inanmıştım… cidden ne yapacağımı şaşırdım ve şokla ‘bir an önce bu kitabı bitirip bu histen kurtulmalıyım’ diye düşündüm.
Ama cidden beklediğim gibi olmadı bu defa mutluluktan ne yapacağımı bilemedim.
Ben bu kitabı ve kitaba dair her şeyi çok sevdim.