‘Her şey sonsuza kadar yineleniyor: Gece ve gündüz;yaz ve kış; dünya bomboş ve de anlamsız. Her şey bir çember içinde dönenip durmakta. Gelen gitmeli, doğan ölmeli. Her şey birbirini yok etmekte: İyi ile kötü; akıllıyla budala ve güzelle çirkin. Her şey boş. Hiçbir şey gerçek değil. Hiçbir şeyin önemi yok.’
‘Hayatın, insanlığın çoğunluğu için, içtenlikle yaşanması gereken bir mutluluk değil, baskılar ve cezalarla ve inanılması gereken yalanlarla yapılmış dar bir alanda, sürekli bir rol yapma hali olduğunu, ilk bu sıralarda sezmeye başlamış olmalıyım.’