"sen bir varoluş hissettiğini söylüyorsun, bense hep bir yokluk duyumsadım. kaynağı olmayan, muğlak bir sızı. doktora neresinin ağrıdığını gösteremeyen, ancak canı acıyan bir hasta gibiydim.
NW: fransa'ya geldim, çünkü kızımı belli bir yaşam tarzından kurtarmak istedim.
EB: Nasıl bir yaşam tarzıydı bu ?
NW: Onun, arzusu ve doğası hilafına, ömür boyu sessizce boyun eğmeye mahkûm, sürekli korkan, yanlış olanı göstermekten, söylemekten ya da yapmaktan ödü kopan o cefakâr, mutsuz kadınlardan birine dönüşmesini istemedim..