İnsan, art arda dizilmiş şu uzun gecelerde kendi kendisiyle konuşarak ve kendini yaşamaya hazırlayarak kendisiyle yüzleşebilir ve bu olağanüstü sabır, düşünceleri yeniden ortaya çıkarır, düşüncelerin kaçışını durdurur, düşünceler sürür gider.
Yaşamlarını çiçekler ve mezar taşları arasına hapseden şu insanlar gibi, yaşamımı, sıkılıp koparılan sıcak ekmek gibi avucumun içinde tutmak istiyorum yalnızca.
Yaşaması zor bir yaşamı sürdürüyoruz. Eylemlerimizi her zaman olayların seyrine göre düzenlememiz olanaksız. Yalnızlığımıza yeniden kavuşmak için, acı çekiyor ve savaşıyoruz.