📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Erzincan'da karlı bir kış gecesi, eve gelen sarhoş bir baba işlediği suçu şans eseri gercekleşen 1939 Erzincan depreminin enkazı ile kapatmaya çalışır ama bu olayın küçük bir şahidi vardır. Hiç bir suç sonsuza kadar gizlenemez. Küçük bir şahit, üç güzel kadın Sırlarla dolu bir macera ve yıllar sonra çözülecek bir gizem Enkaz
Mutlu görünüyorum, değil mi?
Kalbimdeki kesikleri görmüyorunuz.
Sadece yüzümdeki gülümseme..
Ama hiç gözlerime baktınız mı?
Boşluğu, karanlığı gördünüz mü?
Gülüşümü duyup, gülümsememi görüyorsunuz.
Eğer gözlerime baksaydınız,
Aslında ölüyor olduğumu görürdünüz.
Bazı insanlar herhangi bir cafeye gidip on liralık bir kahveye yüzlerce lira ödemeyi, lüks bir restaurantta yediği yemeğin resmini paylaşmayı medenileşme-modernleşme zannediyor. Medenileştiğini düşünürken sisteme köleleştiklerini belirtmek istedim. Üstelik bu yaşam şeklini devam ettirip neden mutlu olamadıklarını sorguluyorlar. Yanlış yerde yapılan sorgu doğru sonuç doğurmaz, göremiyorlar. Kölelikle birlikte gelen körlüğün farkında değiller. Uyanmaları için de bunu dayatan sistemin ne kadar iki yüzlü ve cani olduğunu görmeleri gerekir fakat gördükleri halde görmek istemiyorlar. İşte o zaman anlıyoruz ki köleliğin insanlığa müstahak olduğunu...