ÇÖL ÇİÇEĞİ
Azimli, dirayetli, umutlu ve her şeyden öte acılarıyla başa çıkan bir kadının öyküsü...
Her kapının bir gıcırtısı, her gecenin ayrı bir karanlığı olduğunu öğrenmiştim çok öncelerden...
Ve kimsenin de geçmediği o kapının gıcırtısını bilmeyeceğini, herkesin gecesindeki siyah tonun eşit olmadığına da şahitlik etmiştim defalarca...
Bu debdebeli, şatavatlı, herkesin herkesten alacaklı olduğu hayatta ne çok acı vardı, bu acıların ne çok rengi ve dili...
En zoru benim ki dediğin günden sonra öğreniyorsun "Allah'ım şükürler olsun" demeyi...
Çünkü insan buydu, yaşamayı anlamlı kılacak sebepler lazımdı kendisine...
Evet, kimilerinin hayatı kimilerine şükür sebebiydi, kimilerine yaşama sevinci...
Kendime hayatım boyunca belirlediğim, dilime pelesenk ettiğim bir sloganım, bir pencerem vardır :
"Hayatım, başkalarının hayali olabilir !"
diye...
Sahiden yaşadığım iyi-kötü ve kolay-zor dönemlerimi bilhassa imtihanlarımı böyle geçirdim...
Bu sözü kendime hatırlatmaktan geri durmadım ve durmayacağım da...
Şimdi kitap hakkında birkaç cümleyle toparlamak isterim incelememi...
Kitabı bitirinceye kadar böyle bir düşüncem yoktu, ama bittikten sonra yüzüme çalınan 'başkalarının hayatının gerçekleri' sızlattı yüreğimin tellerini...
Acımak değil bu, ne haddime...
Sadece yine aynı cümleyi terennüm ettim,
Hayatım, başkalarının hayali olabilir diye...
Yazar, kendi hayat gerçeklerinden öyle doğal, öyle açık bahsetmiş ki, bunlar karşısında dehşete düşmemek elde değil.
Ve öyle cesurca kaleme almış, dahası yaşamış ki o hayatı; gıpta ettim çabasını ve yaşama arzusunu.
Ve inanıyorum ki Waris Dirie bu eserinden sonra Afrikada köklü değişikliklere, devrimlere yol açmıştır.
Şayet eseri okurken bir an dahi sıkılmadım,hep merakla bekledim yazarın sonunu. Ki tahmin ettiğimden de ötesiydi