Kitabın vıbe süperdi
9/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2026 00:00
Öncelikle bu benim okuduğum ilk dark temalı seriydi güzel olacağını zaten düşünüyordum ama bu kadar beklemiyordum özellikle serinin ilk kitabı yani bir karanlık pencere başından sonuna kadar çok dinamikti yani hadi bitsin ya da sıkıldım dediğim olmadı hatta kitabın sonunda yatakta debelendim biraz ağlamışta olabilirim ahah gerçekten spoiler vermemek için bir şey yazmayacağım ama alamayı düşünüyorsanız düşünmeyin alın diyecek başak bir sözüm yok kendinizi bu lezzetten mahrum bırakmayııııın! (Ayrıca kitabı müzikli okuyorsanız spotfayda sırf kitabın ambiyansına daha iyi gireyim diye liste oluşturmuştum djjdd isterseniz kullanabilirsiniz tamamen sözsüz müziklerden oluşuyor hesap ismi Mİ-AE çalma listesinin ismide Karanlık pencerem bu da benden kıyak olsun hadii dkkdd çalma listesini beğenirseniz haber edeiinn;)
1000Kitap
Bir Karanlık PencereRachel Gillig · Olimpos Yayınları · 20232,033 okunma
Adın Kitabın Yarısı Osmannnnn..
7/10
·129 syf.·
Beğendi
·
2026 23. kitabı
Yine kasabanın sokaklarında yürüdüm. Her şey aynı. Kahvehanenin önünde oturan amcalar, bakkalın camındaki solmuş afişler… Ama benim içim aynı değil. İçimde bir yere sığmayan bir his var. Sanki burada kalırsam eksik kalacağım. Babam “Hayat burada da hayat,” dedi. Haklı belki. Ama benim hayatım sanki başka bir yerde beni bekliyor. Şehre geldim. Otogardan indiğim an kalabalık başımı döndürdü. Kimse kimseye bakmıyor. Bu tuhaf bir özgürlük. Burada kimse “Osman, nereye gidiyorsun?” diye sormuyor. Küçük bir odada kalıyorum. Pencerem başka bir binanın duvarına bakıyor. Ama yine de umutluyum. Bu duvarın arkasında başka bir hayat var gibi. Çalışmaya başladım. Yoruluyorum. Bazen akşamları yatağa uzandığımda kasabayı özlüyorum. Annemin sessizliğini, babamın sert ama tanıdık sesini… Şehir sandığım kadar kolay değilmiş. İnsan kalabalığın içinde daha çok yalnız kalabiliyormuş. Ama vazgeçmeyeceğim. Buraya gelmek cesaret istiyordu, dönmek de öyle. Bugün ilk kez gerçekten kırıldım. Güvendiğim biri beni hayal kırıklığına uğrattı. Demek büyümek biraz da böyle bir şey. İnsanların göründüğü gibi olmadığını öğrenmek. Ama şunu fark ettim: Her kırgınlık beni biraz daha güçlendiriyor. Eskisi kadar çabuk incinmiyorum artık. Aynaya baktım bugün. Kasabadan gelen o çocuk yok artık. Yüzümde yorgunluk var ama gözlerimde kararlılık. Anladım ki aradığım şey şehir değilmiş. Aradığım şey kendimmiş. Kaçtığım yer kasaba değildi; kendi korkularımdı. Bugün kasabaya döndüm. Her şey aynı görünüyor ama ben değişmişim. Sokaklar artık dar gelmiyor. Çünkü içimdeki daralma geçmiş. Bu hikâye sadece benim değilmiş. Herkesin içinde uzayan bir yol varmış. Benim yolum uzunmuş. Belki hâlâ bitmedi. Ama artık biliyorum: Bu hikâye benden uzun olsa da, onu yürüyen benim.
Duygu ve Düşünce
Bu Hikâye Senden Uzun OsmanAylin Balboa · İletişim Yayıncılık · 202213,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·124 syf.··
2025 102. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2025 17:51
Kendimi bildim bileli şiir okurum, kendimi buldum bulalı şiir kitapları kütüphanemin en değerli kitaplarıdır. 'Şiir benim yaşama küfürsüz bakabildiğim tek pencerem' derim hep. Farklı tarzlardan, farklı dönemlerden ve kültürlerden şairleri tanımayı da severim fakat ilk defa bir şiir kitabı bu kadar bana geçmedi. Şiir kitaba selam bile vermemiş. Ece Ayhan tanıdık bir isim, aykırı bir isim olabilir ama bence bir şair değil. Düşüncelerini karmakarışık şekilde alt alta yazınca şiire benzetmiş de olabilir, bilemiyorum neyin kafasını yaşadığını. Kendi kurallarını koyup çok güzel şiirler yazan ve kendini şiire kabul ettiren onlarca şair var fakat 'öyle yazayım bir şeyler buna da şiir derim' anlayışına ben şiir diyemiyorum. Neyse, kısaca okumayın. Şiir seviyorsanız kendinize bir iyilik yapın ve Ece Ayhan şiirlerinden uzak durun.
Duygu ve Düşünce
Şiirimiz Mor Külhanidir AbilerEce Ayhan · Yapı Kredi Yayınları · 20222,860 okunma
7/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
·
88 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 02:44
"Babam da annemi böyle sevmişti. Acıtarak! Annem de beni böyle sevmişti. Acıyarak! Ben de kendimi böyle sevmişim. Acımı duymayarak!" "İnsan sevilmedikçe ait olamıyor hiçbir şeye. Ben bütününü kaybetmiş bir parçayım. Varlığımı hissetmediğim oluyor. İçimde sürekli boşluğu sızlayan eksik parçalarım var. Aynada yüzümü, sokakta gölgemi aradığım oluyor. Kapatacağım bir kapım, açacağım bir pencerem, yaslanabileceğim bir duvarım yokmuş gibi geliyor. Yolumu hep kaybediyorum ama evimi de bulamıyorum. Acı da ve Umut da, bağlılıkta ve özgürlükte, evde ve yolda yanımda olur musun? Benimle yol olur musun? Benimle ev olur musun?" "Ben güçlü olmak için ve zayıflıklarımı unutmak için kendimi çok hırpalamışım meğer. İlk defa sıkı sıkı tutmanın değil bırakmanın yaşama cesareti ile ilgili olduğunu orada anladım. Ve vazgeçtim..." "Ölme lütfen, hiçbir koşulda ölme çünkü sen çocuksun. Sen gidersen senin olduğun cümlelere utanmadan "ama"lar, "çünkü"ler, "belki"ler ekliyorlar. Vicdanların üstü örtülüyor. Konuşanlar susturuluyor ihmaller unutturuluyor ve senin gidişini olabildiğince sessizleştiriyorlar. Oysa Bir çocuk öldüğünde dünyanın çığlık çığlığa yas tutması gerekir. Koşulsuz, şartsız, gerekçesiz, bahanesiz yas tutması gerekir. Öldün daha önce, lütfen tekrar ölme! Bir sahile vurdun, bir savaşta vuruldun, bir sokakta kayboldun. Öldün daha önce. Bir cahilin elindeki silahla, bir sarhoşun kullandığı araçla, bir zalimin verdiği komutla, bir yardım elinin uzanamadığı açlıkla öldün. Seni hatırlıyorum çocuğum. Kırmızı balonlu fotoğrafınla, uçurtma uçurduğun gülüşünle, gökyüzüne bakışınla ve ölüme bakarken yüzündeki şaşkınlığınla... Unutursam ben niye varım? Senin gidişini durduramayan insan niye var? Vicdan niye var? Çocuklar ölüyorsa kalan Dünya ne işe yarar? Sen bize bakmaya devam ediyorsun.
Benim Evim Neresi?Gökhan Çınar · Destek · 0668 okunma
Estetik ve entelektüel çaresiz:Ahmet Cemil
Puan vermedi·296 syf.··
2025 75. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 29 Ekim 2025 22:27
Kitabı bitirir bitirmez yazmak istedim. Hem heyecanlı hem öfkeliydim. Fakat daha sonra bu toy duyguları bastırdım, bir gece daha düşünmeye karar verdim. Sindirdim ve benimsedim hikayeyi. Ahmet Cemil şu an karşımda olsaydı, hiç şüphesiz onu kendime benzetirdim. İnsanım çünkü. Gerçeğim her şeyimle. Babasını kaybettikten sonra bir gecede yetişkin olmak zorunda kalan genç bir adamın hikayesini, içini, gözlerini okuyoruz. Edebiyat tutkunu bu genç adam; hem yetişkin, hem hayalperest, hem de gündelik hayatta sorumlulukları olan biri olarak sıkışıp kalıyor, bunalıyor. Bu yanını Rus romanlarına benzetiyorum. Fakat buna rağmen kendine yeni bir dünya kurmak istiyor; bu yanı da Martin Eden’ı anımsatıyor. Bu yetişkin olmak işini hiç sevmeyen genç adam, gördüğü her şeyi, hislerini, düşüncelerini estetik ve romantik bir zaviyeden geçiriyor. Bazen bu fakir ve çaresiz edebiyatçı dramasında küçük bir ego seziyorum. Yani o vakur duruşu altında herkese, “Fakir ama aşığım, benim pencerem hepinizden daha geniş!” diye bağıran biri var. Bu narsistik yönle bazı bazı geriliyoruz. Romanın ilerleyen kısımlarındaki realist tutuma öyle güzel duygular besliyorum ki… Yani bazen Ahmet Cemil’in pasifliğine kızarken bazen onu çok iyi anlıyorum. Çünkü bir süper kahraman değil; şapkadan çıkarır gibi sihirli aksiyonlara atılamaz. Dünya böyle bir yer değil çünkü. Gerçek hayatta mecburiyetler var, katlanmak zorunda olduklarımız, çaresizliklerimiz. İşte Ahmet Cemil bu beklentilerin, tutsak hâlin, esaretin altında. Tutunmak istiyor hayata. Bir yerden dokunmak, soluklanmak... O ara âşık oluyor. Pek tabiî bu mizaçla çaresiz bir aşka yelken açmaması tuhaf olurdu. Günün sonunda ne olduysa Ahmet Cemil’e oldu; üç mezarla kaybetti kendini. Bütün bu duygular öyle bir insani dengeye oturmuş ki, takdir ettim. Yani
Edebiyat
Mai ve SiyahHalid Ziya Uşaklıgil · Kapra Yayıncılık · 202134,7bin okunma
10/10
·256 syf.·
Beğendi
·
2025 21. kitabı
ÇÖL ÇİÇEĞİ Azimli, dirayetli, umutlu ve her şeyden öte acılarıyla başa çıkan bir kadının öyküsü... Her kapının bir gıcırtısı, her gecenin ayrı bir karanlığı olduğunu öğrenmiştim çok öncelerden... Ve kimsenin de geçmediği o kapının gıcırtısını bilmeyeceğini, herkesin gecesindeki siyah tonun eşit olmadığına da şahitlik etmiştim defalarca... Bu debdebeli, şatavatlı, herkesin herkesten alacaklı olduğu hayatta ne çok acı vardı, bu acıların ne çok rengi ve dili... En zoru benim ki dediğin günden sonra öğreniyorsun "Allah'ım şükürler olsun" demeyi... Çünkü insan buydu, yaşamayı anlamlı kılacak sebepler lazımdı kendisine... Evet, kimilerinin hayatı kimilerine şükür sebebiydi, kimilerine yaşama sevinci... Kendime hayatım boyunca belirlediğim, dilime pelesenk ettiğim bir sloganım, bir pencerem vardır : "Hayatım, başkalarının hayali olabilir !" diye... Sahiden yaşadığım iyi-kötü ve kolay-zor dönemlerimi bilhassa imtihanlarımı böyle geçirdim... Bu sözü kendime hatırlatmaktan geri durmadım ve durmayacağım da... Şimdi kitap hakkında birkaç cümleyle toparlamak isterim incelememi... Kitabı bitirinceye kadar böyle bir düşüncem yoktu, ama bittikten sonra yüzüme çalınan 'başkalarının hayatının gerçekleri' sızlattı yüreğimin tellerini... Acımak değil bu, ne haddime... Sadece yine aynı cümleyi terennüm ettim, Hayatım, başkalarının hayali olabilir diye... Yazar, kendi hayat gerçeklerinden öyle doğal, öyle açık bahsetmiş ki, bunlar karşısında dehşete düşmemek elde değil. Ve öyle cesurca kaleme almış, dahası yaşamış ki o hayatı; gıpta ettim çabasını ve yaşama arzusunu. Ve inanıyorum ki Waris Dirie bu eserinden sonra Afrikada köklü değişikliklere, devrimlere yol açmıştır. Şayet eseri okurken bir an dahi sıkılmadım,hep merakla bekledim yazarın sonunu. Ki tahmin ettiğimden de ötesiydi
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma