2017 Emmy ödülleri denince akla gelen dizilerden ilki elbette #biglittlelies, ikincisi #thehandsmaidtale. İki dizinin de aldığı ödülleri yazayım dedim lakin liste çok uzun :) Çok ayrı kulvarlarda olmalarına karşın bu ikili benim de kalbimin sahipleri. Gerek dizileriyle, gerekse kitaplarıyla gönlüme taht kurdular. Anlaşılacağı üzere dizisini izlediğim bir kitabı okudum bu kez. Tanıdığım karakterleri okumak, gördüğüm yerlerde gezmek, sonunu bildiğim halde heyecanlanmak nasıl iyi geldi anlatamam. Bazı kitapların sıcaklığı ve hissiyatı başka, bambaşka..
Her şey okul için düzenlenen ihtişamlı bir etkinlik gecesiyle başlıyor. Bu gecede kitap boyunca okuduğumuz karakterlerden biri ölüyor ve biri de katil oluyor. Ölen kim, katil kim bunları bilmeden çeviriyoruz sayfaları. Altı ay öncesinden o güne kadar olan süreci okurken, karakterleri yakından tanıyoruz. Madeline ve Celeste çocukları aynı okula giden iki yakın arkadaş. Okulun tanışma gününde ilk kez bekar anne Jane ile tanışıyorlar ve o da bu ikiliye dahil oluyor. Üç annenin de hayatları, psikolojileri, yaşadıkları bambaşka. Yan karakterlerin bile asıllar kadar hikayeye katkıda bulunduğu, mizahi diyalogları şahane işlenmiş, aile, anne-çocuk, dostluk gibi ilişkileri irdeleyen keyifli bir okuma serüveni vaat ediyor yazar. Başarıyorda. İyi hikaye, sadık okur biriktirir.
🎬 HBO bir kez daha gözümüzde yükseldi. Böyle kaliteli yapımları görünce Netflıx çok sönük kalıyor. Önce diziyi izlemiş olmam kendi açımdan okuma zevkimi katladı ki bu her zaman böyle olmaz. Pirriwee Peninsula, Sidney görsel açıdan oldukça doyurucu, bir de üstüne lüks hayatlar, görkemli evler ve ışıltılı manzaralar eklenince seyir zevkini katlıyor. Bu durum kitabı okurken manzaralarına aşık olduğum mekanlarda, tanıdığım evlerde, bildiğim cafelerde geziyormuşum