The book “Race and Slavery in the Middle East” (1990) by the well-known orientalist Bernard Lewis is considered one of the interesting and useful works on this little-studied topic in the Islamic world. It is true that Lewis is known for his biased position against Islam, but this book demonstrates a more objective approach. In the book, the author makes three distinctions regarding the Islamic world: the Quran and the hadiths of the Prophet Muhammad; the law and ijtihads developed by the scholars; and what is experienced in the lifestyle of Muslims. In a sense, Lewis distinguishes between theory and practice, which allows for a more complete reflection of the picture. The fact that Lewis uses original historical and literary sources in his research on the topic greatly increases the value of the book. Since the book covers two separate topics, I intend to make two separate contributions on both slavery and race. But before these contributions, I want to talk about blacks in the Middle East. As is well known, blacks, especially Abyssinians (modern Ethiopians), played an important role in the history of the Arabian Peninsula both before and after Islam. Interestingly, blacks left a significant mark on Middle Eastern literature not only as slaves and soldiers, but also as poets and writers. In his book, Lewis analyzes the works of black writers who lived before Islam, such as Antara, as well as in the early Islamic period, such as Suhaim, Nushayb, Jirayr, Jahiz, and Hayqutan. Although the theoretical part of Islam completely prohibits discrimination based on skin color, black writers write in their works about the discrimination they faced because of their skin color and the shame they felt for not being white, which shows a contradiction between the theory and
BEŞ MAVİ KUŞAK
1. Okinawa, Japonya 2. Sardinya, İtalya 3. Loma Linda, Kaliforniya 4. Nicoya Peninsula, Kosta Rica 5. Ikaria, Yunanistan Beş mavi kuşak olarak sıralanan bu bölgelerde ortalama yaşam ömrü, yaşlı nüfusu yüksektir. Bu bölgelerde yaşlı kesimin hala aktif yaşadığı, hantallaşmadığı görülmektedir. Ikigai - Japonların Uzun ve Mutlu Yaşam Sırrı
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
en iyi Güney Kore zombi filmleri: 1. Train to Busan (2016) – Aksiyon / Gerilim Modern zombi sinemasının en iyi örneklerinden biri. Bir grup insan, hızla yayılan bir zombi virüsü sırasında Busan’a giden bir trende hayatta kalmaya çalışır. 2. Peninsula (2020) – Aksiyon / Macera Train to Busan’ın devamı. Zombi felaketinden yıllar sonra, hayatta kalan bir grup insan Seul’e geri döner ve ölümcül bir görevle karşı karşıya kalır. 3. #Alive (2020) – Gerilim / Hayatta Kalma Zombi salgını sırasında evinde mahsur kalan bir adam, dış dünyayla iletişimi kopunca hayatta kalmak için kendi yöntemlerini geliştirmek zorunda kalır. 4. The Wailing (2016) – Korku / Gizem Tam anlamıyla bir zombi filmi olmasa da, filmde görülen hastalık belirtileri ve salgın teması zombi türüne oldukça yakın bir yapıya sahip. 5. Rampant (2018) – Tarihi / Aksiyon Joseon Hanedanlığı döneminde geçen bu film, kılıç ustaları ile geceleri ortaya çıkan vahşi yaratıkların mücadelesini konu alıyor. 6. Seoul Station (2016) – Animasyon / Gerilim Train to Busan’ın öncesini anlatan animasyon filmi. Zombi salgını Seoul İstasyonu’nda başlar ve insanlar kaçmaya çalışır. 7. The Odd Family: Zombie on Sale (2019) – Komedi / Zombi Güney Kore’nin ilk zombi komedisi. Bir kasabada garip bir şekilde ortaya çıkan bir zombi, bir ailenin hayatını tamamen değiştirir.
Hayata Dair
Aşağıda fotoğrafta görmüş olduğunuz bu bina bir okul fakat öyle sıradan bir okul değil. 🙂🕊️ Bu okul Dünyanın ultra zengin adamlarının ve E-Bay, Google, Apple, Yahoo ve Hewlett Packard gibi teknoloji devlerinin çocuklarını okuttuğu "Waldorf School of the Peninsula" okulu.🤸🎒🎯🙋 Tamamen çocuğun tüm becerilerini ortaya koyacak eski malzemeler kullanılıyor. Ayrıca örgü ve dikiş iğneleri ve bazen de çamurla aktivitelerin yapıldığı ve tamamen çocuğun el becelerini geliştiren birçok ders var. Bunun dışında bolca oyun odaklı Öğrenme ve hikaye anlatma var. 🧸🎈 Okulu ilginç kılan ve zenginlerin rağbet etmesine sebep olan tek bir özelliği var o da, "eski usul eğitim" yani bu okulda bilgisayar, laptop yada tablet gibi hiçbir teknolojik alet bulunmuyor. Akıllı tahtalar yerine eski karatahtalar, tebeşirler, kağıt-kalem var.📄✍️🙂 Kısacası bu okuldaki bir çocuk yemek yapmaktan tutun, dikiş dikmek, bahçede çalışmak ve heykel yapmaya kadar birçok konuda eğitiliyor. Bu eski usul eğitim çocuğun el becerisinden zeka gelişimine kadar her şekilde katkı sağlıyor. 🧠🚸🧑‍🍳 Dünyanın en akıllı telefonların bilgisayarlarını üreten adamların, kendi çocuklarını teknolojiden uzak tutmalarının sebebini sanırım kolayca anlayabiliriz. Teknolojik her cihaz başta çocuklar olmak üzere zeka tembelliğine yol açıyor. Teknolojiyle haşir neşir olan çocukların radyasyona maruz kalmalarının yanı sıra, obeziteye yatkın olmaları ve daha saldirgan bir ruh hali içinde olmaları birçok araştırma ile kanıtlanmıştır. Buna rağmen birçok ailenin, çocuklarına daha iyi bir eğitim sağlamak için akıllı tahtalardan tutun her türlü teknolojik aletlerin olduğu okulları tercih etmeleri akıl işi değil. Üstelik çoğu aile bununla övünüyor. Ailelerin bilinçsizliği çocuklarının geleceğini risk altına sokuyor. Unutmayın;
Okul
Peninsula 1 ve 2 den sonra zombi yapımlarla aramı pekiştiren bir dizi/ film daha oldu: imdb.com/title/tt8923854
Dizi/Film