Perestûû

Perestûû
@perestuu
.... Edep, ilimden önce gelir.... ..... "Hayat, hayâldir.".....
Türk milletini içinden yıkmak isteyenler onun önce dilini ve arkasından dînini devirmek yolundadırlar. Onun, tarihteki en büyük zaferlerini, bu iki asîl kaynağa bağlı oluşla kazandığını da, onlar, çok iyi bilirler. Yıkmak isteyişlerinin asıl sebebi, esâsen budur.
Sayfa 187 - Kubbealtı Neşriyatı·Kitabı okudu
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Deylemînin ve Münâvînin “rahime-hümullahü teâlâ” bildirdikleri hadîs-i şerîfde, (Her hastalığın şifâsı vardır. Kalbin şifâsı, Allahü teâlâyı zikr etmekdir) buyuruldu.
Sayfa 287 - Hakikat Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı
Hadîs-i şerîfde, (Allahü teâlâ bir kuluna yazı ve söz san’atı ihsân ederse, Resûlullahı övsün, düşmanlarını kötülesin!) buyuruldu.
Sayfa 283 - Hakikat Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı
Resûlullahın “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem” şâ’irleri vardı. Düşmanların iftirâlarına cevâb verirler ve Resûlullahı överlerdi. Bunlardan Hassân bin Sâbitin şi’rlerini çok beğenirdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem”, mescide, Hassân için bir minber koydurdu. Hassân buraya çıkıp, düşmanları kötüler, Resûlullahı överdi. Resûlullah, (Hassânın sözleri, düşmanlara ok yarasından dahâ çok te’sîrlidir) buyururdu.
Sayfa 283 - Hakikat Kitabevi·Kitabı okudu
Alıntı
Miraç Hadisesi
Mekke ehâlîsi îmân etmiyor. Müslimânlara çok sıkıntı veriyordu. İşkenceye başlamış, işi azdırmışlardı. Resûlullah çok üzüldü. Hicretden bir yıl önce, elliiki yaşında idi. Zeyd bin Hâriseyi alarak Tâife gitdi. Tâif halkına bir ay nasîhat eyledi. Hiç kimse îmân etmedi. Alay etdiler. İşkence yapdılar. Yuhâladılar. Çocuklar taşa tutdular. Ümmîdsiz, üzüntülü, yorgun geri dönerken, mubârek bacakları yaralandı. Zeydin başı kan içinde kaldı. Çok sıcak bir sâatde, yol kenârında, bitkin hâlde oturdular. Orada bulunan bağ sâhibi, Rebî’a oğulları zengin Utbe ve Şeybe adında iki kardeş, köleleri Addâs ile, birer salkım üzüm gönderdi. Resûlullah “sallallahü aleyhi ve sellem” üzümü yirken Besmele okudu. Addâs “radıyallahü teâlâ anh”, o zemân hıristiyan idi. Bunu işitince şaşırdı. (Yıllarca buralardayım. Kimseden böyle söz duymadım. Bu nasıl sözdür?) dedi. Resûlullah: Sen neredensin? buyurdu. Addâs: Nineveliyim, dedi. Resûlullah: Yûnüs aleyhisselâmın memleketinden imişsin, buyurdu. Addâs: Sen Yûnüsü nereden tanıyorsun? Onu, buralarda kimse bilmez, dedi. Resûlullah: O benim kardeşimdir. O da, benim gibi Peygamber idi, buyurdu. Addâs: Bu güzel yüzün, bu tatlı sözlerin sâhibi yalancı olmaz. Ben inandım ki, sen Allahın Resûlüsün, dedi. Müslimân oldu. Yâ Resûlallah “sallallahü teâlâ aleyhi ve sellem”! Yıllarca bu zâlimlere, bu yalancılara kulluk ediyorum. Herkesin hakkını yiyorlar. Herkesi aldatıyorlar. Hiç iyi tarafları yok. Dünyâlık toplamak, şehvetlerini yapmak için her alçaklığı göze alıyorlar. Onlardan nefret ediyorum. Sizinle birlikde gitmek, size hizmetle şereflenmek, câhillerin, ahmakların size yapacağı saygısızlıklara hedef olmak, mubârek vücûdünüzü korumak için fedâ olmak istiyorum, dedi. Resûlullah, tebessüm buyurdu: Şimdi efendilerinin yanında kal! Az zemân sonra, adımı
Sayfa 352
Alıntı