Ruhumun kanatları kırılmış bir kuş kadar yaralı Adımlarımsa ağır aksak,
Ama bir o kadar da kendinden emin hayata karşı...
İnancım çok büyük, inancım taze!
Dualarıma yürekten amin diyenim, benden daha çok bana dua edenim var ya sırtım yere gelmez artık asla! Yer gök bile dua üstüne kurulmuşsa, benim dualarım kabul olacak elbette zamanla. Kıymetin bilindiği diyarlarda yer edineceğim kendime, gördüğümden daha çok kıymet vereceğim beni isteyene. Yaradılanı seveceğim her şeyden önce, yaradanın emaneti bilip hiç incitmeyeceğim böylece. Zaten insan olmanın özü bu değil mi sence? Değer vermekten geçer insan olmanın yolu. İnsanca yaşamak için kıymeti bilinmeli nefes alan her canlının. Kimseye haksızlık etmeden, kimsenin haksızlığına boyun eğmeden yaşamalı hayatı. Ömür akıyor ve insan denen organizma yaptıklarından değil, en çok yapamadıklarından pişmanlık duyuyor. Aç gözlü olmak mı bu bilemedim? Derin düşünmeye gerek göremedim. Kendimce şöyle yorumladım; hayat bir açık büfe ise ve insanoğlu açsa yapılacak belli değil mi? Hadi hadi itiraf edin hanginiz açık büfeden tek çeşit yiyecek alarak doymak istersiniz ki ? Ben istemedim ! Kaliteden ödün vermemek kaydıyla yeteri kadar aldım tabağıma dünyanın nimetlerinden. Bolca kitap okudum mesela, müzik hayatımda en baş köşede, korksamda 🙈 başını okşadım bir köpeğin, denize bıraktım kendimi, ormanın kalbinde aldım nefesimi, dalından koparmadım hiç bir çiçeği. İnsanı sevdim dil, din, ırk, görüş ayırmadan. Bazıları yer etti hayatımda, bazılarına yol verdim ama kırmadan. Dostlar koydum kalbimin en kıymetli yerine, derdini derdim bildim gittim yanına öylece. Aileme hiç sırt dönmedim mesela ve onları üzmemek adına kendimi bile sakladım çoğu sıra. Çok severim insanları dinlemeyi, bunun için öğrendim empatiyi. Her empati bir başka insana ait