“Bu büyüleyici yüzü kusursuz kılan, burnunun güzel değil sevimli olmasıydı; ne dik ne eğri, ne İtalyan ne Yunan’dı; bu, ressamları üzen, şairleri büyüleyen narin, nüktedan, düzensiz ve saf bir Parisli burnuydu.”
“Şimdi gördüğü kişi kadınlığın tüm çekici hatlarının çocukluğun tüm zarafeti ve saflığıyla iç içe geçtiği o önemli zamanı yaşayan uzun boylu, güzel biriydi; bu geçici ve saf zamanı sadece üç sözcük açıklayabilirdi:On beş yaş.”
Sayfa 829 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Hangi taraftaydı? İnsanlığın tarafında. İnsanlıkta Fransa’yı, Fransa’da halkı, halkın içinde kadınları tercih ediyordu. Merhameti özellikle bu unsurlara yöneliyordu.”
Sayfa 816 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu