“Yine de, felsefeye, toplumsal gelişmeye rağmen bazı yerlerde münzevîlik düşüncesinin XIX. yüzyılın ortasında hâlâ sürüp gitmesi, çilecilik dalgasının yeniden yükselmesi günümüzde uygar dünyayı şaşırtıyor. Bu köhnemiş kurumların varlıklarını sürdürme konusundaki inadı, bozulmuş bir parfümün saça sürülmesi konusundaki ısrarına, yenilmek isteyen bozuk balığın kibrine, yetişkin bir insana çocuk elbisesi giydirmenin sıkıntısına ve canlıları yeniden kucaklamaya gelecek cesetlerin şefkatine benziyor.”
Sayfa 603 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“İspanya’da geçmişte, Tibet’te ise bugün hâlâ var olan manastır düzeni uygarlık için bir veremdir. Yaşamı durdurur. Nüfusu azaltır. Münzevîlik ve hadımlık Avrupa için bir felaketti. Buna bilince uygulanan şiddeti, zorlama ibadetleri, sırtını manastıra dayayan feodaliteyi, yaşça büyük çocuklarını manastıra aktaran aileleri, sözünü ettiğimiz vahşetleri, çilehaneleri, kapalı ağızları, duvar örülmüş beyinleri, sonsuz yeminle hücreye kapatılmış onca bahtsız zekâyı, ilk cüppenin giyilişini, ruhların canlı canlı gömülmesini, bireysel işkencelerin ulusların çöküşüne eşlik etmelerini ekleyin, kim olursanız olun insanlığın icadı o iki kefenin, yani cüppe ve peçenin önünde titrediğinizi hissedeceksiniz.”
Sayfa 603 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Bir ülkede manastırların çok sayıda bulunması onları hareketliliğin düğümlendiği noktalar, gelişmenin önünü tıkayan engeller haline getirir, iş merkezlerinin olması gereken yerde açılan manastırlar tembelliğin kurumsallaşmasına yol açar. Büyük insan topluluklarında manastır cemaatleri, meşenin üzerindeki ökseotunun, insanın derisindeki siğilin yerini tutar. Gelişmeleri ve refahları ülkenin yoksullaşması anlamına gelir. Uygarlığın başlangıç dönemlerinde, şiddeti maneviyatla azaltmak konusunda yararlı olan manastır düzeni halkların güçlenmesine engeldir. Ayrıca, örneklerini görmeye devam ettiğimiz gibi disiplin gevşeyip yozlaşma başladığında, masumiyet döneminde koruyuculuk niteliğini sağlayan tüm unsurlar tam tersi bir etki yaratırlar.”
Sayfa 600 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu
“Sinagogun, caminin, pagodanın, kızılderili çadırının hem tiksindiğimiz iğrenç bir yanı, hem hayranlık duyduğumuz ulvi bir yanı vardır. Tanrı’nın insanın duvarındaki yansıması zihin için nasıl da muhteşem bir görüntü, ne sonsuz bir düştür!”
Sayfa 599 - Türkiye İş Bankas Yayınları·Kitabı okudu