“Bu evi keyifli, sade, küçük bir çabayla şenlendirilmeye hazır bir barınak olarak hayal ettiğine şüphe yok. Ama şüphesiz ki babamın tek bir perdenin dahi değiştirilmesine müsaade etmeyeceği açık. Hepimiz onun keyfine göre yaşıyoruz.”
“Burada hiçbir iz bırakmamıştı. Mobilyalar, babasından yadigar heybetli tablo, ahşap paravan, küf izleriyle lekelenmiş eski duvar kağıdı , bunların hepsi Virgil Doyle’a aitti. Onun zevki, onun malıydı. Adamın dış görünümü dahi odayı tamamlar nitelikteydi.”
“Virgil onu tartıyordu, pırlantaya bakan bir kuyumcu gibi berraklığını ölçmeye çalışıyor, kelebeğin kanatlarını mikroskop altında inceleyen bir entomolojistin gözleriyle bakıyordu.”