“Babası,Naomi’ye, okulunu ciddiye almaktansa görüntüsüne ve partilere gereğinden fazla önem verdiğini söylerdi; bir kadın iki şeyi aynı anda yapmayı beceremezmiş gibi.”
“Sessizlik, sadece mezarlıktaki değil, bütün evi kaplayan bu sessizlik, Noemi ‘nin sinirini bozuyordu. O tramvayların, otomobillerin gümbürtüsüne, şırıl şırıl akan çeşmesiyle iç avluda kanaryaların ötüşmesine, köpek havlamalarına ve ocağın başındaki aşçının mırıldanarak eşlik ettiği radyodan süzülen melodilere alışıktı.”