Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Yabancı olmak, hayatımın hep hesaba katmam gereken bir gerçeğiydi. Tıpkı kadın yerine erkek, on ya da altmış yerine yirmi yaşında olmam gibi. Aslında bir kötülük yoktu bunda. Birtakım şeylerin yerine, daha başka şeyler söyleyip yapmam anlamına geliyordu. Kendi kökenlerim, hayat hikayem, dillerim, sırlarım,gurur duyabileceğim pek çok yönüm, hatta kendime has bir çekiciliğim vardı...”
“Hem sonra, sessizce dinlemek bir alışkanlıktı bende. Bizim sofrada çevremde hep benden yaşlı, bilgisi ya da kendine güveni daha fazla adamlar olurdu. Söyledikleri hakkında bir görüşüm varsa da, kafamda evirip çevirmekle yetinirdim.”
“Hayır, çocukluğum mutsuz geçti diyemem. Şımartıldım, yoksulluk nedir bilmedim. Ama hep bir bakışın ağırlığı oldu üzerimde. Muazzam bir şefkat, umut barındıran bir bakış. Ama beklentilerle dolu. Ağır. Yıpratıcı.”