Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Her milletten insanın Doğu’nun limanlarında yan yana yaşadığı, dillerin birbirine karıştığı o çağ, eski zamanların bulanık bir anısı mıdır? Yoksa geleceğin bir belirtisi midir? Bu rüyaya sıkı sıkı sarılmış olanlar geçmişten kopamayanlar mıdır, yoksa gönül gözüyle geleceği görenler mi?...”
“O yaz, 1914 Savaşı başladı. Yaşamış olanlar için, o hep Büyük Savaş olarak kalacaktı. Ama biz ne siper, ne can kaybı, ne de iperit gazı bilmişiz. Çatışmalardan çok, kıtlıktan ve salgın hastalıklardan çekmişiz. Bir de, köyleri tenhalaştıran göçten. O andan sonra, hem de uzun süre boyunca, Lübnan Dağı’nın her karış toprağında, bacası tütmeyen sayısız ev olacaktı......Bu sırada, bütün Anadolu’da olduğu gibi Adana’da kıyımlar başlamıştı. Doğu Akdeniz toprağı en alçak günlerini yaşıyordu. İmparatorluğumuz utanç içinde can çekişiyordu; yıkıntılarının arasından bir sürü eciş bücüş devlet yeşeriyordu; herkes ötekilerin duasını sustursun diye kendi tanrısına yakarıyordu...”