“Sevdiği bir insanın arkasından ağlayanların bildik hicranı değildi bu; İffet, kızların incisi, üzerine titrenen o şen, o süslü çocuk aklını kaybetmişti. Belki de ilelebet.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“-Bir insanın hayatının doğumuyla başladığına emin misiniz?”...”Benim hayatım, dedi, doğumumdan yarım asır önce, Boğaz kıyısında, hiç görmediğim bir odada başladı. Bir felaket yaşandı, bir çığlık koptu, delilik dalga dalga yayıldı ve bir daha da durmadı. Öyle ki ben dünyaya geldiğimde, çürüme çoktan hayatımı sarmıştı.”
“Kulağa hoş gelen bir yavaşlıkla konuşuyordu, sanki ağzından çıkacak her kelimeyi önce iyice silkelemek zorundaymış gibi. Ama cümleleri hep doğru, özenliydi, fazlalığı, çelişkisi, laubaliliği yoktu; hatta bazıları tam tersine, o güne dek insanlardan çok kitaplarla sohbet etmiş gibi modası geçmiş, artık gülünç kaçan cinstendi!”
“Çünkü ancak hikayesi anlatılan insanlar var oluyordu.”.......Kitabın son sayfasını bu cümleyle kapattım...Kitabı ikinci defa okudum ve ikisinde de çok etkilendim...Tarihle kurgunun iç içe geçtiği bir roman...İçinde çok hüzünlü bir aşk hikayesi de var...Zülfü Livaneli çok farklı bir kurguyla kaleme almış bu hikayeyi...Zülfü Livaneli’nin bir çok kitabını okudum ama en çok etlilendiğim Serenad oldu her zaman...