vejetaryenlikle ilgili bir kitap sanıp okumaya başladım ama sonradan hayatımda okuduğum en garip kitaplardan birine dönüştü “vejetaryen”. kitap Yonğhe adlı karakterimizin et, kemik, kan ve cinayet temalı bir rüya görmesi ve aniden vejetaryen olmasıyla başlıyor. Yonğhe kelimenin tam anlamıyla “ot” gibi yaşayan bir karakter. donuk, hissiz, sade ve sessiz biri. aşağılık kompleksine sahip olan bir adamla aşksız bir evliliği, sevgisiz büyümesine sebep olan şiddet dolu bir ailesi var. kitap üç ayrı kısımla Yonğhe karakterini anlatıyor: birisi kocası, diğeri eniştesi, öbür bölüm de ablası tarafından anlatılıyor. aslında yazar bu bölümleri ayrı ayrı hikayeler olarak yazmış sonradan birleştirip ana konuya oturtmuş. bu nedenle yazılış tarzı ve hissettirdikleriyle farklı yazarlardan yazılmış gibi duruyor. hikaye çok akıcı ve yazarın yazım tarzı hikayeyi görselleştirmeye çok uygun. sahne sahne canlandırabildim bazı yerleri. özellikle 2.kısımdaki etin cinsel kimliğine parmak basılması aşırı rahatsız edici bir deneyimdi. dediğim gibi kitap basitçe vejetaryanlıkla başlıyor gibi gözükse de aneroksiya nevroza, psikolojik rahatsızlıklar, etin cinsel erotizmi, aile içi şiddet, tecavüz ve kadın olmanın zorluklarını, insani bağları irdeleyerek bunları rahatsız edici bir şekilde okuyucuya sunuyor. ne okudum ben böyle diye sorabiliyorsunuz kendinize. okumak istemeyen ama şaşırtıcı sonuyla ilgili spoiler almak isteyenler varsa da bana yazabilirsiniz. herkese önereceğim bir kitap değil.