İslâm, insanı insan olarak yani tanımı kendinde mündemiç bir mahluk olarak anlıyor. Mahlukların en şereflisi olmasına rağmen zaaflarının şiddetini de vurguluyor. İnsan, şehvetin (tatminin) ağır bastığı hayvani yaradılışla, aklın ve ilmin bütün varlığını kapladığı melek yaradılışının ortasında bir yere sahiptir. Ne şehvetin (hayvanın) bir türevi, ne de aklın (meleğin) bir türevidir.