5/10
·172 syf.··
2026 120. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 10 Mayıs 2026 00:00
Kötü bir kitap değil ama felsefe açısından çok verim aldığım bir kitap değildi. Zaten kitabın yazarı kuş bilimcisiymiş. Her kuşu ayrı ayrı incelediğinden, kısa kısa bölümler sonucu okuduğum kursağımda kaldı biraz. Okurken sıkılmadım da değil çünkü kitap akıcı ilerlemiyor. Üslup sıcak olsa da akıcı hissettirmiyor.
Kuşların FelsefesiPhilippe J. Dubois · Domingo Yayınevi · 20201,640 okunma
10/10
·181 syf.··
Beğendi
·
2026 36. kitabı
Kitabın başlangıcı bile Türk’ün ne kadar medeni ne kadar ileri görüşlü ne kadar ince fikirli olduğunu gözler önüne sererek ilerliyor.alparslan’ın Diojen karşındaki tutumu onun onurunu incitmemek için yanında çadır kurdurması fakar ülkesine dönen diyojenin kendi tarafında gözleri oyulması ve ölmesi melikşahın zaferi kardeşine nasip olsun diye dua etmesi takvimin yenilenmesi avrupanın ise 1582 de takvimi düzeltmesi bakın durun daha başlamadık I haçlı seferi 1096-1099: Günaha bulanan hristiyanların tövbe etmesi zengin günahkar için 4 ing altını fakir için 9 şiling bununla da yetmeyip 300 yıllık bir günahkar cezası çıkıyordu din buna bir kılıf buldu ve haçlı seferine katılacak olanların günahlarının affedileceğini duyurdu hatta ölenlerin cennete gideceği Papa II urbanus fransa’ya dönerek Clermont Konsilini topladı fransanın en önemli lideri Tolulouse kontu Raymond de Saint Gilles ve başpiskopos Adhemar de MOnteil talip oldular oluşan haçlı ordusuna katılım büyüktü kadınlar çocuklar herkes içindeydi ( nede olsa günahları affedilip cennete gidecekler ) Bizans imparatoru I Aleksios bu büyük kalabalığı istemedi çünkü geçtikleri yerleri talan edecek çok zarar vereceklerdi ki öyle de oldu .bunun üzerine Aleksios haçlılara refakatçi ordular verdi . Ağustos 1096 yılında 4 esas haçlı ordusu avrupanın değişik yerlerinden yola çıktı . 1.ordu Fransalı Franklar ordusu Vermandois kontu hugue le grand robert courteheuse ve robert flndralı loren kaynaklı orduyu gecikmeyle takip edecek 2.ordu Loren kaynaklı ordu almanyayı geçip balkanlara kuzeyden girecek aşağı loren dükü godfrey de Bouillon kardeşi Baudouin de Boulogne ve kuzeni Bourglu Baudouin 3.ordu Güney Fransalılar ordusu Toulouse kontu IV Raymond veya Raymond Saint -gilles kuzey italyadan balkanlara girip Sırbistan ve Makedonya
Türklere Karşı Haçlı SeferleriRaşid Erer · Kaknüs Yayınları · 200218 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2026 24. kitabı
1=Tepe Sarayburnu: (Ayasofya Topkapı sarayı ve Sultanahmet Camii) bulunur. öncesinde Ana tanrıça tapınağı, Artemis tapınağı Ve Mitra Dini izleri burada yer alır .Kutsal tepelerden biridir. Yerebatan sarnıcı da bu bölgede gezgin Petrus Gillius tarafından ortaya çıkarılmış İstanbul’da 60’ın üzerinde sarnıç var. 2=tepe Çemberlitaş: Üzerinde güneş tanrısı bulunurdu. Nuruosmaniye camii ile taçlandırıldı. 3=tepe Beyazıt: dev boyutlu zafer takı bulunurdu. Boğa meydanı Forum Tauri Pluta ve Hera tapınakları yine bölgede yer almıştır. şu anda Beyazıt ve Süleymaniye camii yer alır 4=tepe Fatih camii: on iki tanrı tapınağı on iki havari kilisesi yer alır şu anda Fatih cami süslemektedir. 5=tepe yavuz selim: Maria Pammakaristos kilisesi yer almıştır Fethiye cami ve bir kısmı müze yapılmıştır. Ayrıca bölgede yavuz sultan selim camii bulunur. 6=tepe Edirnekapı: En yüksek tepe Blakhernai sarayı tekfur sarayı ve kariye kilisesi bulunur 7=tepe Koca Mustafa paşa: Mokios sarnıcı ve Acadius sütunu bulunur. Aya Andrea Entikrisi kilisesi yer alır. şu an apartmana dönüştürülmüştür. Önemli bilgi : İstanbul ve Roma Yedi tepe üzerine kurulmuştur. Kehanetlere konu olmuş seçilmiş kutsanmış bir şehirdir.7 kutsal sayı olarak ifade edilir. 1=360 yılında Konstantin’in oğlu Konstantius tarafından inşa edilmiş Megale Ekklesia (Büyük Kilise ) adı verilmiştir. Aziz Yohannes Khrysostomos’un halk üzerindeki etkisine kızan imparatoriçe AElia Eudoxia imparator Arcadius kışkırtmış galeyana gelen halk tarafından kilise yakılmıştır. 2=415 yılında II Theodosius mimar Ruffinos yeniden inşa ettirmiş 13 ocak 532 de Nika isyanıyla yıkılmıştır. Justinyanus kaçmayı düşünmüş eşi kraliçe Theodor’a sayesinde Got süvarileri isyancıların üzerine salınmış tarihçi Prokopius göre 30bin isyancı kılıçtan geçirilmiştir.(Bizans’ta
Ayasofya'nın Gizli TarihiErhan Altunay · Beyaz Baykuş · 20161,668 okunma
8/10
·464 syf.··
2026 41. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 02 Haziran 2026 15:38
“Zehirli bir dünyanın içinde dolanıp duruyorsunuz.” Grange yine şaşırtmadı ve yine harika bir kitap yazmış. Ancak dürüst olmak gerekirse, diğer Grange kitaplarına kıyasla bir tık daha sönük kaldığını düşünüyorum. Tabii bu, kitabın kötü olduğu anlamına gelmiyor. Söz konusu Grange olunca ortaya çıkan eserlerin belli bir standardın çok üzerinde olduğu zaten tartışılmaz. Ölüler Diyarı'nda da yazar, alışık olduğumuz şekilde nefes kesici bir ters köşeyle beni yine şaşırtmayı başardı. Hikâye, bir striptiz kulübünde çalışan kadının sadomazoşist yöntemlerle bağlanıp vahşice öldürülmesiyle başlıyor. Olayı Dedektif Corso araştırıyor fakat mesele tek bir cinayetle sınırlı kalmıyor. Çok geçmeden birbirine benzeyen, BDSM temalı bir dizi cinayet ortaya çıkıyor ve olaylar giderek daha karanlık bir hâl alıyor. Grange kitaplarında en sevdiğim şeylerden biri, diğer birçok polisiye yazarının yaptığı gibi polisliği kusursuz ve kutsal göstermemesi. Polislerin yeri geldiğinde ne kadar ileri gidebildiğini, hatalarını ve karanlık taraflarını da oldukça gerçekçi bir şekilde yansıtıyor. Bu da hikâyeyi çok daha inandırıcı kılıyor.Kitapta striptiz kulüpleri ve BDSM teması önemli bir yer tuttuğu için bazı sahneler bazı okuyucuları rahatsız edebilir. Bu yüzden okumayı düşünenlerin bunu göz önünde bulundurarak başlamasını tavsiye ederim. Bir de Philippe Sobieski... Ne kadar iğrenç bir karaktersin sen öyle! Uzun zamandır bir karakterden bu kadar rahatsız olmamıştım. Okurken gerçekten tahammül etmekte zorlandım. Polisiye ve gerilim sevenlere kesinlikle tavsiye ederim. Ancak Grange okumaya başlamak isteyenler için ilk tercih edeceğim kitaplardan biri olmaz. Yazarın çok daha güçlü başlangıç kitapları olduğunu düşünüyorum.
Ölüler DiyarıJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20193,995 okunma
Çiçeklerin Suyunu Tazelemek – İnceleme
10/10
·510 syf.··
2026 37. kitabı
·
61 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 09:15
Valérie Perrin – Çiçeklerin Suyunu Tazelemek, bir hikâyeden çok, birbirine değen hayatların sessiz ve derin bir anlatısıdır. Başta mezarlıkta geçen bir roman gibi görünse de, aslında merkezinde ölüm değil yaşam vardır. Çünkü bu kitapta ölüm bir son değil; geride kalan duyguların, hatıraların ve yarım kalmış hikâyelerin devam ettiği başka bir düzlemdir. Violette, yetimhanede büyümüş, hiçbir yere tam olarak ait olamamış bir kadındır. Hayatı boyunca doğru seçimlerden çok hayatta kalmaya odaklanır. Yanlış bir ilişki, kırılgan bir evlilik ve erken gelen annelik… Ama tüm bunların altında hep aynı ihtiyaç vardır: bir yere ait olabilmek. Kitabın en büyük kırılma noktası çocuğunu kaybetmesidir. Bu olaydan sonra hikâye bir yas anlatısından çıkar, geçmişin ve gerçeğin peşine düşülen bir sürece dönüşür. Bu süreçte Violette’in hayatına dokunan karakterler hikâyeyi derinleştirir: - Sasha, acısını doğaya ve bitkilere dönüştürerek yaşamayı öğrenmiş bir karakterdir. Yasın içinde kaybolmak yerine onunla yaşamayı temsil eder. - Polis, geçmişi açığa çıkaran ve saklı kalan gerçekleri görünür hale getiren en önemli kırılma noktasıdır. - Philippe ve ailesi, dışlanma, aidiyetsizlik ve yanlış ilişkilerin temsilidir. - Marsilya’daki arkadaş (tatil dönemindeki kadın karakter), Violette’in hayatında kısa ama önemli bir “nefes alanı”dır. İlk kez hayatın başka bir ihtimali olabileceğini hissettirir. Romanın en güçlü yönlerinden biri karakterlerin iyi-kötü olarak ayrılmamasıdır. Herkes kendi yarasıyla var olur. Bu da hikâyeyi daha gerçekçi ve insana yakın kılar. Mezarlık ise kitabın en güçlü metaforudur. Ölümün olduğu bir yerden çok, insanların en dürüst hâllerinin ortaya çıktığı bir alan gibidir. İnsanlar orada sadece kaybettiklerini değil, kendilerini de anlatır. Kitabı bitirdiğimde elimde
1000Kitap
Çiçeklerin Suyunu TazelemekValérie Perrin · Pegasus Yayınları · 202370 okunma
Cambazların Kralı
10/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 59. kitabı
Singo, çekirdekten yetişme bir sirk cambazıdır. Singo'ya göre başarısının üç sırrı vardı: Babadan gelen yetenek, çalışkanlık ve tabii ki bir teline dahi kıyamadığı o meşhur ipi. Ama bir gün Şıngırdak Sirki'nde büyük bir gösteri öncesi emektar ip esrarengiz bir şekilde ortadan kaybolur. Ve macera başlar. Acaba Singo, babadan kalma ipi olmadan başka bir ip üstünde düşmeden yürüyebilecek mi? Singo, kayıp ilanı verdiği ipini "Ben buldum!" diye arayanlara ne cevap vermişti? Samsa Amca'nın getirdiği gemi ipi ya da Tedi Teyze'nin çamaşır ipi, o emektar ipin yerini tutacak mı? Kayıp ipini bulmak için dedektif paltosu giyen Singo, önce Şapkacı Şarlo'yu soru yağmuruna tutar. Buradan eli boş dönen Singo, teknolojinin babası Mekanik Kim'i sorgular. Daha sonra ise en yakın dostu, köpeği Dudu'yu... Hikayede babasından kalan tekli koltuk, tozlu sandık, aile albümü, denge, İp Cambazı kitabı gibi detayların yanında; Franz Kafka'nın Dönüşüm kitabı gibi harika göndermeler de yer alıyor. Singo şunu fark eder: "Denge ipte değil içimde. Her şey ayağımın... Aman, zihnimin elinde!.." Peki, "İki cambaz bir ipte oynamaz," derler ya; acaba büyük mücadele de Singo mu yoksa rakibi Dino mu ip üstünde dengede kalabilecek? Akıcı kurgusunun yanında mizahi anlatımıyla çocuklara kahkaha tufanı yaşatacak bir eser Şaşkın Cambaz. Azim, çalışmaktan asla vazgeçmeme, pes etmeme, mücadeleci olma, hatıralara saygı, problem çözme, kendini keşfetme, eleştirel düşünce ve öz farkındalık gibi kazanımlar hikayeye çok güzel yerleştirilmiş. Şaşkın Cambaz, bana daha önce izlediğim ünlü ip cambazı Philippe Petit'in ikiz kuleler arasına gerdiği halat üzerinde yürüyüşünü konu alan "The Walk" filmini ve okumayı çok istediğim "İp Cambazı" kitabını hatırlattı. Kısacası Şaşkın Cambaz; “imkânsız” görünen bir hayalin
Şaşkın CambazHüseyin Keleş · Timaş Çocuk Yayınları · 20269 okunma