Balzac, insanı alıp XIX. yüzyılın başlarındaki Paris'e götürüyor, o tasvir ettiği evlerde yaşatıyor. Hiçbir yazarda bu denli hissetmedim bu duyguyu. Öyle tasvir ediyor ki, kitabı okumamın ardından çok zaman geçse de mekanlar hep aklımda.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kadın için en büyük çekicilik, sürekli olarak erkeğin yüce gönüllüğüne sığınması ve zayıflığını ona gurur verecek, onun en yüce duygularını ayaklandıracak biçimde zarif bir edayla belli etmesidir. Zayıflığın kabullenilmesinde büyülü bir baştan çıkarıcılık yok mudur her zaman?
Bolluk içinde yetişen kadınlar maddesel hazların örttüğü boşluğu çabucak hissederler ve yıpranmaktan çok yorulan yürekleri onlara gerçek bir duygu alışverişinden doğan mutluluğu buldurduğunda -sevgisinden emin oldukları erkeğe de uygun gelmesi koşuluyla- orta halli bir yaşama seve seve katlanırlar. Düşünceleriyle, zevkleriyle kendi yaşamlarının dışındaki bu yaşamın cilvelerine boyun eğerler; onlar için tek korkulacak gelecek onu yitirmektir.