Güzel bir kadın isterse olduğu gibi görünebilir; herhangi bir aptallık ya da beceriksizliğini toplum kolayca hoş görür; oysa tek bir bakış bile çirkin bir kadının dudaklarındaki en olağanüstü ifadeyi silebilir, gözlerini kaçırmasına neden olabilir, hareketlerindeki sakarlığı artırıp elini ayağını dolaştırabilir. Bilmez mi ki yanlış yapmak yalnızca ona yasaklanmıştır! Kimse bu yanlışları düzeltebileceğine inanmaz; ona böyle bir fırsat veren de çıkmaz.
Adının çirkine çıkmasına alçakgönüllülükle katlanan, bir yandan da gerçek duyguların yarattığı dayanılmaz bir çekiciliğe sahip olduğunu duyumsayan genç bir kızın aşkını yeterince betimleyebilmek için başlıbaşına bir kitap gerekmez mi?
Paris’te kalabilmek için insanın ne aile yuvası, ne de vatanı olmalı. Paris kozmopolitlerin kentidir; bilimin, sanatın, gücün kollarıyla hiç durmaksızın gönül verdikleri bir dünyaya sarılan insanların kentidir.