İnsan tabiatının çelişkilerle dolu olduğunu daha öğrenememiştim; samimiyetin ne kadar yapmacıklık içerebileceğini, soylulukta ne çok yozlaşmışlık olabileceğini, ayıplananların ne büyük iyilikler barındırabileceğini henüz bilmiyordum.
“zamanı saatlerle, dakikalarla değil, güneşin doğup batmasıyla değil, onunla ölçüyordum: onu gördüm - görmedim, göreceğim - görmeyeceğim, gelecek - gelmeyecek”