Bu zorunluluk ışığında, kadını hem cinselliğiyle aşağılayan, hem de onu haklarından yoksun bırakan Bakara-226'nın, mut-laka reddedilmesi gerekir. Bu noktada herkes kendisini söz konusu örnekteki kadın yerine koymalıdır. Kadının kendini haklı gördüğünü, yani kocasının kuşkularını gidermek için yapacak bir şeyi olmadığına inandığını düşünün veya kocasının isteklerine itaatte kusur ettiği için, cinselliği kendisine karşı koz olarak kullanıldığında, kendisini nasıl yağdığını hissedeceğini düşünme-ye ya da hissetmeye çalışın. İnsanın, kendisini sadece cinsellik-le terbiye edilebilen, arzuları giderilmediğinde "yola gelmek" zorunda kalacağı var sayılan bir cinsel obje gibi hissetmesine neden olacak bu yaklaşım karşısında, tepkisini (serkeşliğini!) daha da artıracağı açıktır.