7/10
·376 syf.··
2026 13. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 23:20
Türk ve Ermeni iki ailenin tesadüflerle dolu bir hikayesi. Kitabın konusu trajedik ve değişik olsada ermeni soykırımı yapılmış, ermeni geçlerde tarih bilinci oluşmuş ama Türk gençler bilgisiz farkındalığı olmayan bir gençlik gibi aksettirmiş ermeni yazar! Ayrıca betimlemeler çok abartılmış, kitabın gereksiz uzamasına neden olmuş.
Baba ve PiçElif Şafak · Metis Yayınları · 200617,8bin okunma
Mithat Cemal Kuntay - Üç İstanbul
Puan vermedi·648 syf.··
2026 16. kitabı
Edebî açıdan özellikle başları öyle zayıf geldi ki eserden ne anlayacağımı şaşırdığım anlar oldu ancak devamında anladım ki eserin amacı edebî keyif vermekten ziyade dönemin menfaat peşinde siyasî fikri değişen namussuzlarını okura tanıtmakmış. Abdülhamit'in Selanik civarını kurşun atmadan verdiğini daha önce de duymuştum, eserde verilen bilgilerden biri de budur. Eserde Divanı Lügatit Türk'ü bulan Ali Emiri Efendi hakkında bilgili ve namuslu bir memur olup kitap topladığından bahsedilir. Eser aslında günümüzde de devam eden çarpık ilişkiler, yapmacık saygı ve kendine işleyen bürokrasinin bir eleştirisidir. İttihat ve Terakkiyi ince ince eleştirirken aynısını Hürriyet ve İtilaf'a da yapar. Eser içerisinde bir partili "Manda istemek vatansızlıktır." der ve parti bu sözleri üzerine adamı partiden atar çünkü böyle namuslu insanlarla parti "simasını" kaybedecektir. Anadolu'nun doğusu ve güneydoğusundan "Kürdistan" diye söz edilir. Denilene göre meme hizasını geçmeyen sakalla orada devlet adamlığı yapmak imkânsızdır. Hikâye boyunca (bence bilinçli bir şekilde de abartılmıştır) o cenahtan bu cenaha savrulan, siyaseti şahsi menfaat için kullananların karıları da kocaları gibi güç dengesi kimdeyse onunla yatıp kalkarlar. Eser, annesi hasta olan genç Adnan'ın 93 harbindeki acıyla ilgili yazmaya başladığı romanın girişiyle başlar. Savaşta bizimkiler ezkaza Sohum Kalesi diye ironik isimli bir kale alır ve bunun üzerine Abdülhamit kendini gazi ilan ettirir ama Ruslar Ardahan'ı bu sırada alıp Tuna'yı geçer. Adnan'ın babası şehit bir Miralay (Albay)dır ve ailesiyle İstanbul'da bir yalıya sığınmışlardır. Annesi veremdir. Adnan hem parasız hem de çalışmakta hiç gözü olmayan, eli kalem tutan ancak çok da ileri olmayan özenti bir tiptir. Annesi sefil ve aç bir halde yaşarken bu karı
Üç İstanbulMithat Cemal Kuntay · Sander yayınları · 19833,370 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
SA KRALLIĞININ ( SABANCILAR) KARANLIK YÜZÜ
Puan vermedi·240 syf.··
2026 90. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 11:22
Açıkçası Adana'da Piç Olmak kitabını elime aldığımda bu kadar şaşıracağımı düşünmemiştim. Dışarıdan bakınca herkesin gıpta ettiği, masallardaki gibi bir hayat yaşıyor sandığımız bir ailenin içinde neler yaşanmış neler...inanılmaz! Miras kavgaları, dışlanmalar, ötekileştirmeler, "piç" ilan edilmeler... Bazen bir anı kitabı okuduğumu unutup adeta bir Türk filmi izliyormuş gibi hissettim. En çok da para ve miras uğruna insanların ne kadar gözünü karartabildiğini görmek rahatsız etti beni. Pis oyunlar, hesaplar, yokedilen hayatlar... Sayfalar boyunca para hırsının insanları ne hale getirebildiğine tanık oluyorsunuz. Merak uyandıran, şaşırtan, zaman zaman öfkelendiren ama en çok da insanın içini burkan kendi tabirleiryle öteki Sabancı Sevgi Sabancı nın kaleme aldığı bir anı kitabını üzüntüyle bitirmiş oldum.
Edebiyat
Adana'da Piç OlmakSevgi Sabancı · Köknar Kitap · 2023163 okunma
Puan vermedi·72 syf.··
2026 3. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 04 Şubat 2026 00:00
Koçu’da masal değil, İstanbul’un kirli ve saklı tarihi var. Bu kitap, Osmanlı sarayının gölgesinde büyüyen bir “piç” üzerinden; iktidarın, entrikanın, harem düzeninin ve insanın nasıl harcandığının hikâyesi. Koçu yine tarih kitabı yazmıyor; tarihin arka sokağını anlatıyor. Kızlar ağası gibi sarayın en güçlü figürlerinden birinin çevresinde dönen:çıkar ilişkileri,cinsellik,sınıf farkı, iktidarhırsı, kimliksizlik hepsi çok çıplak ve filtresiz veriliyor. Koçu’nun dili akademik değil; dedikoducu, mahalle ağzı gibi, Sanki biri sana “Bak, tarih kitaplarında yazmayanı anlatayım” der gibi. En vurucu tarafı şu: Sarayın ihtişamı değil, insan öğüten mekanizması kalıyor akılda. “Piç” kelimesi burada sadece bir hakaret değil, bir kader: Soyu belirsiz olanın, tarihte de yeri yok. Bu romanı okurken şunu hissediyorsun: Tarih sandığımız kadar asil değil; çoğu zaman pis, karanlık ve acımasız.
Kızlarağasının PiçiReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2016524 okunma
9/10
·584 syf.··
2026 6. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2026 15:44
Şimdi size Centilmen Piç serisinin ilk kitabı olan Locke Lamora'nın Yalanları'nı anlatacağım. Bu kitap gerçekten aşırı iyi; fantastik türde, insanı içine çeken ve okudukça daha da okuyası gelen bir eser. Locke öyle bir usta olmuş ki onun hakkından kimse gelemez; Gri Kral bile gelemedi. Tebrik etmek lazım gerçekten o efsanevi, gözü kara ve becerikli "Bela" Locke Lamora'yı. Kitabın dili oldukça akıcı ve sürükleyici. Okurken insanı hikâyenin içine çekmeyi başarıyor. Ben kitaba bayıldım ve okurken büyük zevk aldım. Yer yer biraz sıksa da bunun aynı konuların zaman zaman tekrar işlenmesinden kaynaklandığını düşünüyorum. “LOCKE LAMORA'NIN YALANLARI EN SEVDİĞİM ON KİTAP ARASINDA BULUNUYOR. BELKİ DE İLK BEŞTEDİR. KİTABI OKUMADIYSANIZ, OKUMALISINIZ. OKUDUYSANIZ, MUHTEMELEN YENİDEN OKUMALISINIZ...” Patrick Rothfuss'un ön sözünde söylediği bu sözler de kitabın ne kadar etkileyici olduğunu göstermeye yetiyor.
Locke Lamora'nın YalanlarıScott Lynch · İthaki Yayınları · 20201,360 okunma
9/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 16:02
undergroundın göz kamaştırıcı yanıdır, fazla söze gerek yok. ve hakan günday, halihazırda hayatın akan yanını olanca çıplaklığıyla gün yüzüne çıkaran underground'a muazzam araçlar kazandırmıştır.
PiçHakan Günday · Doğan Kitap · 201911,6bin okunma