+Merhaba. Bulutunuzun gölgesinde otura bilirmiyim? Uzun yoldan geldiğim için kollarım kürek çekmekten yoruldu.
- Tabii ki! Buyurun.
+ Teşekkürler...Zamanda yorucu bir yolculuk oldu
-Neden gelecekten kaçıyorsun, her şey bu kadar kötü mü?
+Aslında gelecekte kalıp kendimden başka insanları düşünen tek kişi ola bilirim ve bu yüzden geçmişe dönüp birinin hayatını değiştirmek istiyorum.
-Garip bir şey ama o kişi kim ve bunu yaparak Tanrı'nın işine karışıyorsunuz? +Gelecekte tanrı yok canım, bütün kitapları bir araya toplayıp tanrıyı üstüne atıp yaktılar
-Neden? Onlara ne zararı vardı, şeytana ne oldu peki?
+İnsanlar onlara bakarken soyunamadıkları için Tanrı'yı yaktılar. Birçok kez güneşi söndürmeye çalıştılar ama yapamadıkları için tanrıyı vicdanlarının en yakın köşesinden alıp yaktılar.Şeytanaysa gerek yoktu.
-Anladığım kadarıyla bir başkası yüzünden geçmişe gidiyorsan o zaman içindeki tanrı yaşıyor.Nasıl oldu da onu alıp yakmadılar?
+Kimsenin umurunda olmadığım bir işle meşgul olduğum için kimse benimle ilgilenmedi.
-Kimsin sen?
+Gerçekleri yazan bir şair
-Peki şair... Kimdir, uğruna geçmişe gittiğin kişi?
+Her gece evden çıkarken kapıyı arkasından kilitleyen ama eve döndüğünde ölen karısının kapıyı açması ümidiyle kilitli kapıyı çalan yaşlı adam.
-Ve sen Tanrı için bir şey yapmayacak mısın?
+ Hayır. Çok geç ve bu onun kendi hatası.O, mezarlığın yanından geçip müziği kapattığında, aldatıcılara inanınca kaybetti.
-Peki ya cennet?
+Cennet senin zamanında satılmıştı.
-O zaman ben de seninle gelirim.Yolumuz uzun olur.Sana yardım edeyim, o toprağı, çamuru elinden alıp atak Tanrının.
~ pifaqor