Pinar

Pinar
@pinar7507
Puan vermedi·185 syf.··
2024 5. kitabı
Yine bir "Mustafa Kutlu" eseri. Mustafa Kutlu dendi mi çantalar toplanır kısa sade bir yolculuğa çıkılır.Seyahatin nereye olduğu önemsizin her bir geçilen yoldan sevgi,şefkat toplanıp biraz da büyüyerek geri dönülür. Büyümek demişken kitabın son cümlesi ile girizgah yapalım o zaman. " Ben büyüdüm galiba.Masal bitti" Yazar da tam bunu istemiş eserde.Es geçtiğimiz o sokaklarda dolaşarak yaş alıp geri dönmemizi.Koca bir farkındalığı yüreğimizde hissetmemizi. Girelim o zaman o sokağa.Samyeli rüzgarının tepede olduğu kuşların ötüştüğü o "Rüzgarlı Pazar'a" Çoğu o gün içinde bitecek parasını kazanmak için açmış tezgahını.Yarını sorsan cepler boş ama olsun hepsinin yüreğinde koca bir umut, yüzlerde eksik olmayan o gülümseme. Gözlerimizi hemen açıp atıyoruz adımlarımızı sol tarafımızda "Duran" beliriyor.Dört çocuklu bir ailenin hayatta kalabilen tek avladı.Hemen yanında "Çiçekçi Cemile" güzel kokulu çiçekleri ile hazır ve nazır bir şekilde.Biraz ötede evvelden kör "Nimet" engel tanımadan açar tezgahını biraz olsun kendi ayakları üzerinden durmak isteyen kadın dedik mi bir de engel dedik mi sizin de aklınızda eksik olmayan bela kelimesi belirdi bilirim.Ee tabi pazarın eksik olmayan belası Pislik Ateş". Köşede gözlerini ona dikmiş bir atak yapsın diye beliren gönül adamı 'Battal Abi". Biter mi bitmez "Çaycı Cino" , tahsili yarım kalmış "Doktor" niye yarım kalmış bilinmez herkesin ağzında ayrı bir söylenti.Hiç biri bizi alakadar etmez tabi sonucunda o pazarda kanayan ele yara bandı. Biraz günümüzü çevirelim akşama açalım başka tezgahları pazarımıza hemen göreceğiz Akşamcı "Dürümcü Baba" ve tabi değinmeden geçmek olmayan sonradan kör olma "Cesur" ve unuttuğum, değinmediğim kişiler affola. Ufak bir kahraman tenzilinde bile dolaştık aslında o sokaklarda, her birinin
Rüzgarlı PazarMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 20114,376 okunma
Reklam
Puan vermedi·210 syf.··
2023 13. kitabı
Okuduğum övgülerle elime aldığım bu kitapta çok farklı bir hayat hikayesi ile karşılaşmayı bekliyordum.Karşılaştığım hikayenin beni etkilememesinden kurmadım bu cümleyi aksine beni çok etkiledi.En son "Açlık" romanında içimde böyle bir sızı hissetmiştim.Tüylerimin böyle gerildiğini, kendimin irkildiğini hissetmiştim. Tarifsiz hisler bırakan bu kitabın kahramanı Fugui'di. X.u ailesinin velihattıydı.Velihat kelimesinden de anlaşılacak üzere soylu bir ailenin oğluydu. X.u ebeveynleri ataları için yaşardı.Atalarına sözleri vardı.Dik duruşları atalarından kalma yadigardı. Bunu da kuşaktan kuşağa aktarmak istiyorlardı.Ama Fugui tam bir yüz karasıydı. Atalarının önüne çıkarılmaya layık görülmeyen baş belasıydı. Çalışmayı kendine huy edinmemiş aile servetini gözünü kırkmadan kumarda harcamıştı.Genel ev ile kumarhaneyi denk tutup hayatını eviriyordu.Ama gerçek bir fahişeydi ortaya çıkmaya, gün yüzüne yükselmeye her zaman musaitti.İnsanı uçurumun kenarına bırakıp tekmeyi koyardı.Öyle de oldu. Servet bitti, velihatlık süresi doldu. Elde avucta olan ne. X.u ailesine ne hamile geline ne de doğmuş torun torbaya yetti. Yaşam kimseye geçmişinde ne vardı neler görüp geldin diyerek göreceklerinden indirim yapmıyordu. Kayıp giden canları sırtında taşıtıp , gömdürüp üzerine bir soğuk su içirirdi. Zaman içinde çok yoksullaşan bu ailenin tarlada çalışıp, küçük çocuğu okutmak için feda edilen ablaya kadar acılı günler evrili vermişti.Ama bağlılıkları pek de bu zamanı uzatmadı. X.u oğlu adeta bambaşka biri olmuştu herşeye göğüs geren iki ekmek için canını canına takan biriydi. Yaşamak ne demek o gün görmüştü. Kitabın her ilerleyişinde "daha bu adamın başına ne gelebilir ki?" diyordum. " Daha ne kaybedecek?" Görünen o ki, X.u ailesindeki herkesin kötü bir yazgısı vardı. Ama X.u Fugiu
YaşamakYu Hua · Jaguar Kitap · 202670,3bin okunma
Puan vermedi·188 syf.··
2023 12. kitabı
Ruha işleyen bu kitaptan iki cümle ile incelemeye başlamak istiyorum. *Birincisi:Kendi mukaddimemi gerçekleştirmek. *İkincisi:Tüm kalbinizle bir şey istediğiniz zaman tüm evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar. Bunlar burda dursun asıl paragrafa geçelim.Geçmezsem bir daha fırsatım olmaz çünkü kitapta benim hayata bakış açımı değiştiren, düş gücümü inanç penceresine çeviren eserden nice alıntılar paylaşmaktan kendimi alıkoyamam. Kendi mukkaddimesine odaklanan bir insanı konu alıyor kitabımız.Sevdiği mukaddimesini yapmak için eline sopayı alıp kendini koyunlarına adıyor.Onlarla konuşuyor onlarla tüm evreni geziyor.Kendi fukara ailesinde kendi düş gücünü geliştirmek için bu yolu seçiyor.Aslında her şey seyirlik seyranlık taa ki yoluna çıkan hazinesi merakıyla mukaddimesini değiştiriyor.Bu yolda ilerlemeye karar veriyor. Ama yol ne yol... Kimler çıkmıyor ki o yola... Tam açıklayacağım bir şeyleri sus diyorum "kimse sonunu bildiği filmi izlemez" ama herkes izlesin herkes bu kitabı okusun istiyorum. Delikanlının hikayesine devam edelim.Kendi mukkaddimesini gerçekleştirme uğruna kanıyor kandırılıyor.Tabi bu yolun taşsız olduğunu söylemedik.Umim ile Tumim'i cebine koyduruyor geçen zaman kimi zaman el atıp o cebe kimi zamanda kalbinle dinleyip ne yollar ne çöller ne deryalar aştırıyor ne savaşlar atlattırıyor ne kuyular kazdırıyor.Menkibelerine yeni menkibeler ekliyor ama ne demiştik "Tüm kalbimizle bir şey istediğimiz zaman tüm evren onu gerçekleştirmek için iş birliği yapar." Engeller yüzünden o bizi kasıp kavuran başarısızlık korkusuna kapılmayalım.Öyle sonu güzele verilmeyen konuşmalara değinmeyelim."Hayat söylediklerimizi duyabilir ve gelecek sefere daha azını verebilir." Ee ne yapalım elimize bu mistik kitabı alalım ve benim tüm kalbime işleyen alıntıları
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,6bin okunma
Puan vermedi·152 syf.··
2023 10. kitabı
Kitaplar için kullanıldığında çok laf-ı güzaf gelen bir kelimeyi bu kitaba çok yakıştırdım.Tam manasıyla aşırı tatlı bir kitap.Kahramanımız çok okuyan, çok çalışması ile bilinen bir düşünür.Tecrübeler ve yahut ön yargılardan olsun bir yandan hep yarenini arasada kadınlarımıza ön yargılı bir başrol.Hatta bu ön yargı bu sevmemezlik o kadar fazla ki tüm dünya için endişe yaratan "Halley'in" gazabını sollayan bir kin, nefret...Tabi kitabın tatlılığını bu kısımlar yansıtmıyor.Yaprakları çevirdiğimizde "Halley'in hikayesi ile yüzler tebessümleşiyor.Halley'in üzerine oynanan oyunlar,verilen konferanslar..."Halley" çarpacak diye geçirilen tatlı korkulu günler...Bugün son gün diye yaşanan telaşlar..Hepsi kitaba ayrı bir renk katıyor.Aynı zamanda siz yazmışsınız da cevabını dört gözle bekliyorsunuz heyecanı ile okunan görünmeyen yaren ile mektuplaşmalara değinmeden olmaz. En çok o sayfalara ulaşmak için arttırıyorsunuz okuma hızınızı.Şaşırarak okudunuz her bir satırı çok güzel bir sonla sonlandırıp yüreğinizde bir kaç gün taşısanız da kitabı rafa kaldırıyorsunuz...
Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaçHüseyin Rahmi Gürpınar · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202525,6bin okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2023 8. kitabı
Böyle güzel edebi bir eserle karşılaşacağımı bilsem bu kitabı daha önce elime alırdım. Bu kitap çoğu edebi esere göre daha kolay okunabilir bir şekilde yazılmış. Dil sürçmelerine fırsat vermeden su gibi akıp gidiyor. Gelelim konumuza kitapta Talat ile Fitnat'a geçmeden önce bir aşk hikayesine daha tanıdık oluyoruz. Beğenip sayfaları çevirdiğimizde asıl hikayeye geçiyoruz ki ne hikaye ne aşk bilmem ki hangi cümleler yakışır.Birbirlerini ilk görüşte, birbirlerini gördüklerini bilmeden ki ilk görüşte ada gelen bir aşk.O kadar temiz o kadar masum ki bu aşk hikayesi Talat'ı çeşitli yollara başvurup tebdil-i kıyafetlere zorlayıp günleri kovalamaya itiyor.Fitnat'a ise sevdiği kişinin sevdiği kişi olduğundan habersiz günleri devirtiyor.Tabi böyle sabahlara can feda öyle kara günler geliyor ki hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.Fitnat'ın ömrüne akıl sır ermeyen hilelerle nakışlar işleniyor.Yalnız o nakışlar ne yaşmakta duruyor ne o yaşmak başta.Apansız geçen günlerle her iki tarafında canı bağrından deliniyor. Olayların ötesinde kendine yer edinmeye çalışan Ali Bey de bizi çok yaralıyor. O ki bitmek bilmeyen vicdan azabı ile yaşarken elleriyle yüzünü sıvazlayıp bin kere şükredeceği gerçeği öğreniyor ama zaman affetmiyor.Geriye doğru bir bakıyor ki ne el kalıyor ne bir yüz ne de şükredecek bir düş. Bize de öyle yarım kalanlara bir göz yaşı dökmek düşüyor.
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202538bin okunma
Reklam