Hasan Ali toptaşı henüz yeni tanımanın heyecanıyla bir söyleşi kitabını alıp soluksuz okuyup her sayfada notlar alıyor, yazarın her dediğini ince ince süzüyordum. Söyleşide verdiği cevaplar beni biraz etkilemişti, ve kelimeleri merak uyandıran yazar gibiydi. Neyse ; kitabı bitirdim ve Hasan Ali toptaş İn kitabını okumak istedim. Bin hüzünlü hazı aldım ve başladım okumaya, iyi ilerliyordum. Uzun tasvir ve tahlillerin sonunda kimin konuştuğunu ve Alaaddin i merak eder oldum. Kitap çok gariptirki birçok kelime barındırıyor ama sanki hiçbirşey anlatmıyormuş gibi veyahut anlatıcı bir adım ilerleyip bin türlü tasvir, hayaller, halüsinasyonlar anlatıyordu. Bir türlü kitaptan istediğim duyguyu veyahut yazarın oluşturmaya çalıştığı havayı içime çekemedim. Umarım diğer kitapları iyidir. Bazen yazarlar yazarken acele ederler ister istemez, o olağan üstü birikimlerinin yükü ağır gelir ve dayanamayıp her fırsatta okura o yükten de yükler. Halbuki Hasan Ali söyleşide yazarken bazen susmak gerektiğini söylemişti. Ama bu yapıtında kendisi pek yapamamış bunu.