on

on
@pinkcloud
Buraya saklandım sessizlikle çarpıştırmak için kafaları.
Bu dönem Erika için, o zaman kadar yüksek sesle söylemeye cesaret edemediği pek çok şey açısından bir kavrama ve özgürleşme dönemi oldu. Böyle sessiz saatlerin, işle geçen yavan gününe yoğun bir pırıltı, gecelerine de ışık kattığının farkındaydı. Zaten sessiz ve mutlu olmaktan başka bir şey istemiyordu; beklediği sadece bir ibadethaneye sığınır gibi sığınabileceği bolca huzurdu.
Sayfa 21
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sonra sessiz ve aydınlık bir gece yaşandı. Böylesi sessiz gecelerde iki insan, onların hiç kimsenin görmediği, işitmediği yollarda birlikte yürüyorsa, evlerin karanlık gölgeleri sözcüklerinin üstüne çöküyor ve sesler hiçbir yansı bırakmadan sessizlikle dağılıyorsa, o zaman sanki kendi kendileriyle konuşurmuşçasına güvende hissederler..
Sayfa 18
Alıntı
Sonunda genç adam konuşmaya başladı.
Bu yalnızca bir başlangıçtı. Erika'nın ruhuna varan bir yoldu yalnızca. Çünkü genç adam, ellerinde kalan en son șeyi bile muhteșem bir savurganlıkla sanat için tüketen ve bütün duygularını müziğin güzelliğine katan insanların, yaşamın içinde ciddi ve kapalı durduklarını, kendilerini yalnızca anlayan birine açtklarını biliyordu. Gerçekten de Erika, yaratıcılık ve üretkenlik hakkındaki görüşleriyle,genç adama kendi gizli ruhsal yaşamıyla ilgili pek çok şeyi de aktarmış oldu; bunları daha önce hiç kimseye açmamış, hatta kendisi bile o zamana değin bazılarının bilincine varmamıştı.
Sayfa 18
İnsan
Bütün gün, mesleğinin her an iki ayağını bir pabuca sokan eziyetlerine, ders verirken kulağını trmalayan ahenkten yoksun seslere, rastgele akorlara ve müzikallikten uzak zorlama tınılarına uysallıkla katlanmak zorunda kaldığı için, o saatlerde yoğun bir dinginlik ihtiyacı hissederdi ve günün şiddetiyle biriken bütün o algılar sessizce çözülüverirdi. Erika bu gündüz düşlerinde kendi kendine açılmayı severdi, çünkü ruhu, dile getirilemeyen sözcüklerin basıncıyla, olgunlaşan meyvelerinin ağırlığını zor taşıyan bir ağaç dalı gibi sarsılıyor olsa da, așırı denebilecek utangaçlığı, başkaları karşısında ruhsal yaşantısına dair bir imada bile bulunmasına izin vermezdi. Bazen sımsıkı kapalı ağzının kenarında aniden hıçkırmış gibi beliren yabanıl bir çekilme, sözlere dökemediği dizginsiz bir özlem duyduğunu ele verirdi ve içinde bir mücadelenin, bir boğuşmanın geçmekte olduğunu, ince ve solgun dudaklarındaki belli belirsiz bir çizgi belli ederdi sadece.
Sayfa 14
Alıntı
"Hatırlamaya değer bir şeyler yap."