Fadile Doğan

Fadile Doğan
@piraheyve
Ruhumun mağaralarına kitaplar ekiyorum... (Kpss2026 hazırlık nedeniyle mesajlara bakamıyorum) instagram.com/fadiledoo
Önlisans
Şanlıurfa
Şanlıurfa, 12 Ekim
607 okur puanı
Kasım 2021 tarihinde katıldı
9/10
·140 syf.··
Beğendi
·
2026 13. kitabı
Soluksuz okuduğum bir kitaptı. Zekiye'nin kızına bıraktığı muskayı Ali Bey okumaya başlayınca gözlerimden düşen yaşlara hakim olamadım. O kavuşamamanın verdiği acıyı iliklerime kadar hissettim. Ne kadar bir kitaptan, hikayeden ibaret olsa da kaleme dökülen acıların gerçek yaşamda da var olduğunu söylememiz yanlış olmaz. Erkekler hayatlarını özgürce yaşayabiliyorken, biz kızlar belli bir yaştan sonra evlere hapsediliriz. Sosyallikten yoksun ediliriz. Ne kadar okumak istesek de bu büyüklerimize yanlış gelir, kız dediğin okumaz evinde oturur. Belli bir yaşa gelince de kocaya verilir. Üstelik istiyor musun, istemiyor musun diye de sorulmaz. Üstüne bir de başlık parası denen bir mebla biçilir. Söylenecek o kadar şey var ki bize nedense hep susmak düştü...
Taaşşuk-ı Talat ve FitnatŞemseddin Sami · Say Yayınları · 201238bin okunma
Reklam
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 5. kitabı
Annesi bir tabiat mucizesi olan çiçeğin adını kendisine vermişti. Waris, çöl çiçeği anlamına gelir. Çöl çiçeği, çok az sayıda canlının hayatta kalabileceği kıraç yerlerde açardı. Waris 5 yaşına gelince çok saçma bir gelenek olan sünneti olur. 12 yaşına gelince de yaşlı bir adamla evlendirileceğini öğrenir. Ama yaşlı bir adamla evlenmek istemez ve hayatta kalmak için değil, yaşamak için evden kaçar.
Alıntı
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,6bin okunma
9/10
·375 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
Uçurtma Avcısı"nı hep çok merak etmiştim. Ama okumayı en çok istediğim kitapları nedense büyüsü bozulmasın diye hep ertelemişimdir. Bu kitabı da yıllar önce almış, kitaplığıma bırakmıştım. Ne kadar okumak istediysem de bir o kadar da kaçtım bu kitaptan. Ve ne yazık ki bu kitabın da büyüsü bozulmuş oldu. Hikaye çok etkileyici ve kitapta geçen olayların gerçekle örtüştüğünden emin olduğum için yer yer çok utandım kendimden. Neden mi, çünkü dünyaya gelmiş bütün insanların kardeş olduğuna inanıyorum ve kardeşlerimin öylesine derin acılar yaşamış olması ve onlara elimi uzatamamış olmam utanç verici geldi. Doğrusu ağlamayı bekliyordum, gözlerimin dolduğu yerler de oldu ama yanaklarıma düşmediler. Çünkü bu kitaptan önce bu acı gerçeklerle başka bir kitapta karşılaştım. Ve o kitapta öyle çok ağladım ki, öyle çok canım acıdı ki, öyle çok utandım ki. Günlerce kendime gelemedim, yemeden kesildim. O kitabı merak ediyorsanız; "İncir Kuşları" Sinan Akyüz'ün kaleminden... Öyle gülünç ve acınası şeyler için birbirimizi kırıp duruyoruz ki... Kırıp dökmeden, savaşmadan yaşamak mümkün değil mi?
Alıntı
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,1bin okunma
8/10
·400 syf.··
Beğendi
·
2025 67. kitabı
Orhan Kemal'in ağlayarak yazdığı kitabı ağlayarak okumak yerine, yer yer çok sinirlenerek okudum. Gerçekten sinirlerimize hakim olmak mümkün değildi. En çok kızdığım kişi de Nazan oldu. Kitabın dili ve anlatımı ne kadar güçlü olsa da konusunu beğendiğimi söyleyemeyeceğim. Pek bana hitap etmedi. Ayrıca burdan herkese şöyle seslenmek istiyorum "Size yapılmasını istemeyeceğiniz bir şeyi lütfen siz bir başkasına yapmayın, yaşatmayın. Ayrıca her duyduğunuza da körü körüne inanmayın." Nazan'ın yapmadığı suçu kabullenip, yıllarca hapiste kalması, sonraya kötü yolları düşmüş olmasına kaynanası ve eşi sebep olmuş olabilir ama burda en büyük etken kendisi. Bence hiçbir kadın, anne olduğu konumu suçsuzken bırakıp gitmemeli. Gidiyorsa suçludur ve başına gelecek olan her şeyden sorumludur... Ben bir anne olsam ne olursa olsun asla çocuğumu bırakıp başka bir şehre gitmeyi bırakın başka bir mahalleye gitmezdim.
Alıntı
El KızıOrhan Kemal · Everest Yayınları · 202615,1bin okunma
Hakikatı görmeyen herkes kördür!
8/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2024 66. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2024 14:59
İnsanlar ardınsıra görme duygularını yitirmekte. Bu duygularını yitirmekle birlikte bir iç soykırımın yaşandığını söylemek yerinde olur diye düşünüyorum. Bilinmeyen bir nedenden dolayı görme duyunuzu bir anda kaybediyorsunuz. Aslında bununla birlikte bir çok şeyi kaybediyorsunuz. Hayatınızı, ailenizi, sevdiklerinizi... Hiç bilmediğiniz, tanımadığınız ve aynı yazgıyı paylaştığınız insanlarla karantinaya alınıyorsunuz. Orada olmadık iğrenç şeylere maruz kalıyorsunuz... Görme duyunuzla birlikte bir çöplüğe dönüşüyorsunuz... Zaman zaman kendinizden tiksiniyor, iğreniyorsunuz... Doğrusu ben bu kitabın hangi amaçla yazıldığını, ne gibi bir mesaj vermek istediğini tam anlamıyla anlayabilmiş değilim. Çünkü aniden gelen körlüğün nedeni ortaya çıkmadı ve bu merak konusu oldu. Bir de kör olan insanlar bu körlükten ne gibi bir çıkarım yaptı, onu da anlamış değilim. Ben kendi adıma bir şeyler çıkarmış olabilirim ama kitaptaki karakterler ne gibi çıkarımlar yaptı onun mesajini alabilmiş değilim. Akıcı bir kitaptı ve ben hep bir şeyler bekledim, aradım. Ama kitap bana beklediğim doyumu vermedi.
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2024131,8bin okunma
Reklam