Uçurtma Avcısı"nı hep çok merak etmiştim. Ama okumayı en çok istediğim kitapları nedense büyüsü bozulmasın diye hep ertelemişimdir. Bu kitabı da yıllar önce almış, kitaplığıma bırakmıştım. Ne kadar okumak istediysem de bir o kadar da kaçtım bu kitaptan. Ve ne yazık ki bu kitabın da büyüsü bozulmuş oldu. Hikaye çok etkileyici ve kitapta geçen olayların gerçekle örtüştüğünden emin olduğum için yer yer çok utandım kendimden. Neden mi, çünkü dünyaya gelmiş bütün insanların kardeş olduğuna inanıyorum ve kardeşlerimin öylesine derin acılar yaşamış olması ve onlara elimi uzatamamış olmam utanç verici geldi. Doğrusu ağlamayı bekliyordum, gözlerimin dolduğu yerler de oldu ama yanaklarıma düşmediler. Çünkü bu kitaptan önce bu acı gerçeklerle başka bir kitapta karşılaştım. Ve o kitapta öyle çok ağladım ki, öyle çok canım acıdı ki, öyle çok utandım ki. Günlerce kendime gelemedim, yemeden kesildim. O kitabı merak ediyorsanız; "İncir Kuşları" Sinan Akyüz'ün kaleminden...
Öyle gülünç ve acınası şeyler için birbirimizi kırıp duruyoruz ki...
Kırıp dökmeden, savaşmadan yaşamak mümkün değil mi?