10/10
·416 syf.··
2026 95. kitabı
#artemisaşkına Canım kankim geceye1kitap_ okuyunca dayanamadım, dedim Muzo reyiz bu kitabı sevdiyse ben de severim. Çünkü zevklerimiz aynı ve kankama güveniyorum, çoğunun aksine asla sallamaz. Kovboy hikayesi ilk kez okudum ve çok beğendim. Aslında 90ların çocuklarından biri olarak klasik pazarları babasının zoruyla kovboy filmleri izleyen tayfada ben de varım. Ama ben o filmleri gerçekten severdim. Benim için bir nevi nostalji oldu. Çünkü 22 senedir zorlayan o kişi yok. Esas kıza sanırım bu yüzden bir yakınlık hissettim. Fazla anlam yüklediğimi düşünmeniz umrumda değil. Bir hikayeyi okumak başka bir şey, hikayedeki küçük benzerlikler yaşayıp başka bir açıdan okumak ayrı bir şey çünkü. Neyse... Kızımız küçükken anne babası ayrılıyor ve annesiyle şehre dönüyor. Babayla araları hiç düzelmiyor. Özlemden kaynaklı Kırgınlığı, gençlik zamanımdan kalma pişmanlığı var. Ah o keşkeler... Hiçbir şeye adım atamadan baba ölüyor. Ve kıza büyük bir miras kalıyor. Ancak bu mirasa sahip olabilmek için de 1 yıl boyunca o yıllardır gitmediği çiftlikte yaşamak, orayı yönetmek zorunda. Bu kolay bir şey değil. Detay vermicim. Burada asıl sorun, seksi ustabaşı kovboy ile miras yüzünden arasındaki düşmanlık. Ağzımdan kesinlikle laf alamazsınız Cash'e başta sinir oldum ama satorikitap 'ın dediği gibi sevdim keratayı. Romantik kitap olmasına rağmen hüzünlendim, gözyaşım pıt pıt oldu Bi ara küçük detaylar yüzünden. Duygular gerçekçi hissettirdi belki de nostalji duygusındandı, bilmiyorum... Sevdim ikinci kitaba haftaya başlayacağım çünkü eğlenceli bitti umarım serinin diğer kitapları hemencecik çevrilir. Epope dehşet ve ibretle tavsiye eder! Not: azcık YETİŞKİN İÇERİKLİDİR
CashJessica Peterson · Artemis Yayınları · 202650 okunma
Gözyaşlarım pıt :))
10/10
·416 syf.·
2026 39. kitabı
Ne desem nasıl başlasam bilmiyorum.. Gurur ve Önyargı kitabından sonra ilk defa aşkı bu kadar derinden hissettiğim bir kitap oldu, üstelik bu aşkın içinde manevi boyutu yüksek ama zaman zaman kızdığım, yok çoğu zaman kızdığım iki insan var, Enes ve Nevra.. Onların yerinde olsaydım muhtemelen çok farklı davranırdım ama onların hayatlarına şahit olmak, duygu geçişlerini, sevgilerini okumak çok duygusaldı. Çoğu zaman tek okumak zorunda kaldım duygularımın açığa çıkışını gizlemek için :) Özetle, tek kelimeyle, harikaydı..
1000Kitap
Okyanusun AleviNeslihan Kalaycı · Çınaraltı Yayıncılık · 2023245 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·116 syf.··
2026 35. kitabı
ZATEN O ŞARKIYI BEN SANA YAZMADIM / ORKUN GALOLAR Herkese merhabalar… Bugün sizlere Orkun Galolar'ın kaleminden çıkan öyle bir kitapla geldim ki anlatamam. O derece üzüldüm diyebilirim. İçimi parçaladı adeta. Umut'a defalarca üzüldüm, defalarca gözyaşlarım pıt dedi. O yüzden haydi gelin sizi daha fazla merakta bırakmadan kitabın konusuna geçelim. Çocukluğundan beri Elif’i seven Umut, her aile buluşmasını bir umutla bekler. İçindekileri anlatmak ister ama Elif ona hiçbir zaman bu fırsatı vermez. Ne umut verir ne de tamamen uzaklaşır. Buna rağmen Umut vazgeçmez. Hayatını, hayallerini ve hatta geleceğini bile Elif’e yakın olabilmek üzerine kurar. Zaman geçer, Elif başka birine âşık olur, evlenir ve yurt dışına gider. Ama Umut’un kalbindeki yerini hiç kaybetmez. Aradan geçen on beş yıl bile sevgisini eksiltemez. Yıllar sonra Elif geri döndüğünde Umut’un içinde yeniden bir umut filizlenir. Fakat her zamanki gibi Elif yine gider. Aslında bu ilk gidişi değildir; Elif her gelişinde gitmiş, Umut ise her defasında onu yeniden kabul etmiştir. Bu hikâye karşılıksız bir aşkın, beklemenin ve vazgeçememenin hikâyesi. Çünkü Umut’un en büyük acısı Elif’i kaybetmek değil, onu yıllarca sevmesine rağmen hiçbir zaman gerçekten ona sahip olamamaktır. ALINTILAR “Ve tabii o zaman anlamamıştım. Birini kaybetmemek için kendinden vazgeçmek, kaybetmenin başka bir biçimiydi.” “Arkamdan konuşulanları bilmiyor değilim ama hayat da gül bahçesi sunmadı bana.” “İki farklı zaman dilimindeyim. Gidip geliyorum geçen yıllarla şimdi arasında.” Hazırlayan: Alican GER Editör: Deniz İmre
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma
Puan vermedi·116 syf.··
2026 49. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 11:19
#okudumbitti YAZAR: ORKUN GALOLAR YAYIN: İNKILAP KİTABEVİ Herkese merhabalar bugün sizlere Orkun Galolar'ın kaleminden çıkan öyle bir kitapla geldim ki anlatamam o derece üzüldüm diyebilirim içimi parçaladı adeta Umut'a defalarca üzüldüm defalarca gözyaşlarım pıt dedi o yüzden haydi gelin sizi daha fazla merakta bırakmadan kitabın konusuna geçelim. Çocukluğundan beri Elif’i seven Umut, her aile buluşmasını bir umutla bekler. İçindekileri anlatmak ister ama Elif ona hiçbir zaman bu fırsatı vermez. Ne umut verir ne de tamamen uzaklaşır. Buna rağmen Umut vazgeçmez. Hayatını, hayallerini ve hatta geleceğini bile Elif’e yakın olabilmek üzerine kurar. Zaman geçer, Elif başka birine âşık olur, evlenir ve yurt dışına gider. Ama Umut’un kalbindeki yerini hiç kaybetmez. Aradan geçen on beş yıl bile sevgisini eksiltemez. Yıllar sonra Elif geri döndüğünde Umut’un içinde yeniden bir umut filizlenir. Fakat her zamanki gibi Elif yine gider. Aslında bu ilk gidişi değildir; Elif her gelişinde gitmiş, Umut ise her defasında onu yeniden kabul etmiştir. Bu hikâye karşılıksız bir aşkın, beklemenin ve vazgeçememenin hikâyesi. Çünkü Umut’un en büyük acısı Elif’i kaybetmek değil, onu yıllarca sevmesine rağmen hiçbir zaman gerçekten ona sahip olamamaktır. #ALINTILAR Ve tabii o zaman anlamamıştım. Birini kaybetmemek için kendinden vazgeçmek, kaybetmenin başka bir biçimiydi. Arkamdan konuşulanları bilmiyor değilim ama hayat da gül bahçesi sunmadı bana. İki farklı zaman dilimindeyim. Gidip geliyorum geçen yıllarla şimdi arasında.
Zaten O Şarkıyı Ben Sana YazmadımOrkun Galolar · İnkılâp Kitabevi · 202672 okunma
Puan vermedi·431 syf.··
2026 16. kitabı
Kesinlikle herkes okumalı çok çok çok beğendiğim bir kitaptı sonlarında gözyaşkarım pıt çok beğendim sonrasında yüreğim seni çok sevdiyi de okudum ama piraye beni daha çok etkilemişti Canan Tan’ın dilini çok beğeniyorum
PirayeCanan Tan · Altın Kitaplar · 201350,4bin okunma
Masiyetler, çoğu zaman matemlerle bize geri dönüş yapar.
9/10
·240 syf.·
2026 35. kitabı
Allah’ın rızası üzerine başlanmayan her şeyin sonu hüsrandır. Kitapta bunu Semir karakteri üzerinden çok güzel bir şekilde anlatıyor müellif. “Herkes yapıyor, ben de yapayım; ne olacak? Hem ben herkes kadar aşırıya gitmiyorum, onlar kadar kötü değilim.” tesellileriyle yanlışları yapmaya devam ediyoruz. Yanlış yanlıştır, günah günahtır; bunun azı çoğu yok. Rabbimiz “terk et” demiş, nokta. “Ben diğerleri kadar dine aykırılık yapmıyorum.” diyerek günahtan sıyrılamayız. Bir de o günaha hiç yaklaşmayanlara bakmak gerek. Dinimize aykırı gelen her şey, pek tabii fıtratımıza da aykırı olduğu için hep bir huzursuzluk yaşarız. Ama o yanlışa çoğu zaman devam ederiz. Ve bu yanlışlar, çoğu zaman matemlerle bize geri dönüş yapar. Kölelik kalkmadı, sadece şekil değiştirdi; buna artık hemfikiriz. Patronların köleleriyiz, makamların köleleriyiz, sosyal medyanın köleleriyiz… Hatta bazıları artık ilah edinip bunlara kul olmaya başladı. Ve şirk aldı başını gidiyor. Peygamber Efendimiz ﷺ şöyle buyurmuştur: “Ümmetimle ilgili olarak korktuklarımın en korkutucu olanı, Allah’a şirk koşmalarıdır. Dikkat edin, ben size onların aya, güneşe ve puta tapacaklarını söylemiyorum. Fakat Allah’tan başkasının emirlerine ve arzularına göre iş yapacaklarını söylüyorum.” (İbn Mâce, Hadis No: 4205) Bu hadis tam da Semir karakteri için söylenmiş bir hadis gibi. Mal mülkle o kadar kafayı bozdu ki patronunun hevesine, arzusuna göre hareket etmeye başladı. Allah’ın emirlerini hep kulak ardı etti, hep erteledi. Ve tabii sonu hüsran oldu. Ve gelelim İnascığımıza… İnas’ın satırlardaki dine bağlılığını okurken hep “Ahh, kızım da böyle olsun.” dedim. “Allah’ım, ona şöyle güzel güzel namaz elbiseleri alsam, eşimle birlikte hep beraber namaz kılsak…” diye insan hayal kurmadan edemiyor. :) :) Ama Ennus’un ailesi
Înâsİyad Kunaybi · Minber Yayınları · 2023147 okunma