Stilgar, Öyle biri için doğum kanalı bunaltıcı bir yer olsa gerek, diye düşündü. Cehalet bazı deneyimlerin şokunu azaltırdı, oysa ikizler rahimdeyken bile doğumla ilgili her şeyi biliyordu. Nelerin ters gidebileceğini bilerek yaşamayı sürdürmek nasıl bir histi acaba? İnsan sürekli şüphelerle boğuşurdu. Diğer insanlardan farklı olmanın acısını yaşardı. Bu farklılığı başkalarına da biraz olsun tattırmak isterdi.
“Bu büyük halk kitlesinin kendisini yönetenlere baş kaldırmasına yol açacak belli başlı koşulları da biliyoruz...
"Bir: Kendilerine lider bulmaları. Egemen iktidara yönelik, en çabuk alevlenebilen tehdit budur; liderleri daima kontrol altında tutmalıdırlar. "İki: Halkın zincirlerinin farkına varması. Halk körleştirilmiş halde, sorgulamadan yaşamalıdır. "Üç: Halkın esaretten kurtulma umudu taşıması. Kurtulmalarının mümkün olduğunu akıllarından bile geçirmemeleri gerekir!"
Sıradan insanlar böyle düşünür. Mantıkları şudur: Bir şeyin azı iyiyse, çoğunun daha da iyi olması gerekir. Ne güzel! Oysa herhangi birine hayatının eksiksiz senaryosunu versen, ölüm anına dek başına gelecek her şeyi anlatsan... ne korkunç bir armağan olurdu bu. Hayatı ne sıkıcı olurdu! Yaşadığı her anı eksiksiz bir şekilde önceden bilirdi.