Ekonomi parasallaştıkça artan borçlar büyük bir ahlaki şokuda beraberinde getirmişti. Antik Çağlardaki birçok radikal toplumsal hareketin ilk hedefi borçların ve yükümlülüklerin sıfırlanması ve faizin yasaklanması olacaktı. İnsanlar arasındaki birebir ilişki kopmuştu, borç batağına düşenlerin dayanacak kimsesi kalmamıştı. Çaresizlik içinde karılarını ve çocuklarını köle olarak satmaya ya da borçları karşılığında rehin olarak vermeye başlamışlardı. Borca gark olmuş ailelerin kadınları başkalarının
hizmetçisi veya cariyesi olacak kadar şanslı değillerse kendilerini genelevlerde bulacaklardı.
orijinal fikirler ortaya atmak için bazen insanları kırmayı ve gücendirmeyi de göze almak gerekiyor hiç şüphesiz. İnsanlar rahatsız olmasın ya da toplumsal ahenk bozulmasın diye insanların saçma da olsa
görüşlerini yansıtmasına, yeni fikirlerle
flört etmesine, kısacası deneyip yanıl-
masına izin vermezsek seküler bir ahlakı dinin yerine koymuş ve modern bir engizisyon gibi hareket etmiş olmazmıyız?
Hepimiz aynı televizyon programlarıyla büyüdük. Sanki hepimize aynı suni hafızadan takılmış. Çocukluğumuzla ilgili hiçbir şeyi hatırlamazken, komedi dizilerindeki ailelerin başına gelenlerin hepsini gayet iyi biliyoruz. Hepimizin belli başlı hedefleri aynı. Hepimizin korkuları aynı.