Platon'un anlatmasına göre Sokrates bu bilgeliğini şöyle yayardı: insanlara bir
konu üzerine fikir sorar, sonra da zekice sorular yönelterek kendi söyledikleriyle çatışmalarını sağlardı. Örneğin Devlet adlı eserinde, Sokrates,
"Adalet nedir?" diye sorar. Cephalus adaletin doğru söylemek ve borçlarına sadık olmak
olduğunu' söyler. Bunun üzerine Sokrates şunu sorar: "Birinden bir kılıç ödünç aldığınızı varsayın. Bu kılıcı geri vermeniz gerekir değil mi? Ama ya kılıcın sahibi olan kişinin aklını kaçırdığını ve bu kılıçla önüne geleni doğrayacağını biliyorsanız7"
0 zaman, Cephalus istisnalar olabileceğini kabul eder. Bu durumda adalet, kişinin hakkını
kişiye vermemeyi gerektirmiş olabilir. Cephalus böylece kendi söylediğiyle çelişmiştir. Savunduğu görüş hakkında o kadar da bilgili olmadığı ortaya çıkmıştır. Sokrates amacına ulaşmıştır.Bir başkasını hedef alır kendine. Bu yöntem her ne kadar olumsuz görünse de, Sokrates'e göre; mutlak gerçeklere ulaşmak istiyorsanız elinizdeki bilgileri çok sıkı elemelisiniz.
Matbaanın ortaya çıkışı aynı zamanda akademilerle, Edebiyat Cumhuriyeti'yle de çakışmıştır. Platon'un Devlet kitabının Latince ilk baskısı matbaadan 1492'de çıkar. Yani Columbus'un Amerika'yı keşfettiği yıl. Bir bakıma Amerikanın keşfiyle Platon'un keşfi de çakışmıştır. Matbaa, aslında Edebiyat Cumhuriyeti'nin makinesi, fabrikası, yolu, suyu, elektriği, köprüsü anlamına gelmiştir.