Platon, yüzyıllar öncesinden kurduğu o ideal düzen tasviriyle aslında gücün, adaletin ve insan doğasının sınırlarını tartışmaya açıyor. Mağara Alogorisi'yle zihnimizde açtığı o felsefi gedik, bugün bile etrafımızı saran illüzyonları ve "bize sunulan gerçekleri" ne kadar kolay kabullendiğimizi sorgulatıyor.
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Platon için devlet, bireyin mutluluğunu ve ahlaki mükemmelliğini destekleyen bir araçtır. Mutluluk, dışsal zenginlikte değil, ruhun kendi içindeki dengesinde ve adaletin tesis
edilmesinde yatar.
Bazı kitaplar her on yılda bir okunması gerekir. Bence "Devlet" kitabıda bu kitaplardan biridir. Kişisel ve toplumsal ahlakın önemine değinmesi, devleti yönetenlerin ve yönetmeye aday olacakların tarifleri 2500 yıl kadarcık bir zaman içinde nasıl aynı kalabiliş hayret verici bir durum... Felsefecilerin ahlak ve adaletin temsilcisi olarak görmesi ve devletleri mutlaka felsefecilerin yönetmesi gerektiği kanısı çok enteresan bir bakış açısı geldi. Toplumlar çin inanların iyi eğitilmesine 2400 yıl önce bu kadar önem verilmesi insanlık adına mutlu edici ama gelişim adına düşündürücü...
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma
Bu eser Julius Caesar'ın öldürüldüğü bir dönemde yazılmış. Roma'da kargaşanın hakim olduğu bir süreçte Cicero, Dostluk Üzerine öğütlerde bulunur. Bu eseri Platon'un tarzında yazmıştır. Kendi ağzından değilde Roma’nın saygın devlet adamlarından Gaius Laelius üzerinden anlatır. Laelius, yakın dostu Scipio Aemilianus’un ölümünden sonra dostluğun anlamı üzerine konuşur.
Cicero’nun dostluk anlayışının merkezinde erdem (virtus) vardır. Ona göre gerçek dostluk çıkar, haz veya fayda üzerine kurulamaz. Cicero açıkça faydacı ilişki biçimlerini dostluk kategorisinin dışına iter. Gerçek dostluk koşullara bağlı değildir.
Cicero'nun Batı dünyasını derinden etkileyen düşüncesi vardır. Dost ikinci bir benliktir, dostlukta sen ve ben ayrımı yoktur. Dostlar aynı ahlaki duyguları paylaşır.
KLASİKLERLE FELSEFE
(Felsefi Ünceleme)
NIGEL WARBURTON
Klasiklerle Felsefe, 1962 doğumlu Britanyalı ünlü felsefeci Nigel Warburton tarafından kaleme alınan ve felsefe tarihinin en önemli yapıtlarını rehber eşliğinde inceleyen popüler bir felsefeye giriş kitabıdır.
Eser, akademik jargondan uzak ve son derece anlaşılır bir dille yazılmış.
Kitapta, antik çağdan günümüze kadar uzanan süreçte felsefe tarihine yön vermiş tam 32 büyük eseri incelenmiştir.
32 filozof ve 32 eserin tam listesi şöyledir:
Platon – Devlet
Aristoteles – Nikomakhos'a Etik
Boethius – Felsefenin Tesellisi
Niccolò Machiavelli – Prens
Michel de Montaigne – Denemeler
René Descartes – Meditasyonlar
Thomas Hobbes – Leviathan
Baruch de Spinoza – Etika
John Locke – İnsanın Anlama Yetisi Üzerine Bir Deneme
John Locke – Hükümet Üzerine İkinci İnceleme
Devlet – Platon
Bazı kitaplar yalnızca bir hikâye anlatır, bazıları ise insanı kendi düşünceleriyle baş başa bırakır. Devlet onlardan biri.
Platon, “Adalet nedir?” sorusundan yola çıkarak ideal bir devlet tasarlar. Ancak kitap ilerledikçe anlıyoruz ki anlatılan yalnızca bir devlet değil; insanın kendisidir. Çünkü adalet önce insanın içinde başlar.
Eser boyunca bilgi, erdem, eğitim ve yönetim üzerine düşündürücü fikirlerle karşılaşıyoruz. Özellikle mağara alegorisi, insanların çoğu zaman gördükleriyle yetindiğini; hakikatin ise sorgulamaktan geçtiğini anlatan unutulmaz bir metafor.
Bugünün dünyasında Platon’un tüm fikirlerine katılmak mümkün olmayabilir. Ancak onun asıl amacı bir yönetim sistemi önermekten çok, “Nasıl daha iyi bir insan ve daha iyi bir toplum olabiliriz?” sorusunu sordurmaktır.
Kitabı bitirdiğimde geriye kalan şey, belirli bir yönetim biçiminden çok şu düşünce oldu: Adalet önce insanın içinde kurulmalıdır. Çünkü kendi ruhunda düzen kuramayanların kurduğu toplumlarda gerçek adaletin ortaya çıkması zordur.
Belki de Devlet’in asıl değeri burada yatar. Platon bize mükemmel bir devlet vaat etmez; daha iyi bir insan ve daha bilinçli bir toplum olmanın mümkün olup olmadığını sordurur. Ve aradan geçen yüzyıllara rağmen bu soru hâlâ güncelliğini korur.
“Hakikate giden yol, mağaranın duvarındaki gölgelerden şüphe etmekle başlar.”
Kitabın temel sorusu: Adalet nedir?
Platon, diyalog boyunca şu sorunun peşinden gider:
“Adil olmak neden iyidir?”
Bir insan haksızlık yapabiliyorken neden adil kalmalıdır?
Bu soruya cevap verirken ideal devleti kurar ve aslında devleti anlatırken insan ruhunu anlatır.
Üç sınıf – üç ruh hali
Platon’a göre hem devlet hem de insan üç parçadan oluşur:
DevletPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201932,9bin okunma