Misal üçün kömür şaxtalarında işləyən insanlar; çox ağır olsa da vacib işdir, kömürsüz qala bilmərik. Kanalizasiya təmizləmək də çox xoşagəlməz işdir amma kimsə bu işlə də məşğul olmalıdır. Eyni şey bizim iş üçün də keçərlidir. Bəzi insanlar restoranda yemək yeyə bilsin deyə plongeur həftədə səksən saat qab yumalıdır. Bu, sivilizasiyamızın gəldiyi nöqtədir, buna görə də biz bunu sorğu-sual edə bilmərik. Ən vacib məsələ də elə budur.
Sayfa 181·Kitabı okudu
…düşünmeyi olanaksız kılan bir rutinin içine hapsolmuş kişilerdir plongeur’ler*. Eğer biraz düşünebilselerdi çok uzun zaman önce bir sendika kurup çalışma şartlarının iyileştirilmesi için grev yaparlardı. Ama düşünmüyorlar çünkü buna vakitleri yok; hayatları onları köleleştirmiş. *Plongeur: Bulaşıkçı
Sayfa 152 - İletişim Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Plungeur'ün işi medeniyet için gerçekten gerekli midir? Bir meslek zor ve tatsızsa onun "onurlu" bir iş olduğuna dair bir his taşıyoruz, ağır işleri bir nevi fetiş hâline getiriyoruz. Ağaç kesen bir adam gördüğümüzde sırf kaslarını kullandığı için toplumsal bir ihtiyacı karşıladığından emin oluyoruz. Güzelim ağacı sadece ucube bir heykel yapmak için kesebileceği hiç aklımıza gelmiyor. Bu, plongeur için de geçerli. Alınteriyle ekmeğini kazanıyor, ama bu faydalı bir şey yaptığı anlamına gelmiyor, belki de lüks bile olmayan bir lükse hizmet ediyor.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı
Asıl soru: Bu kölelik neden sürüyor? İnsanlar her işin mantıklı bir amaç uğruna yapıldığına inanmışlar. Birinin hoș olmayan bir iş yaptığını görünce o işin gerekli olduğunu söyleyerek meseleyi çözdüklerini sanıyorlar. Mesela kömür madenciliği ağır bir iştir ama gereklidir, çünkü kömüre ihtiyacımız vardır. Lağımda çalışmak kötüdür, ama birilerinin lağımda çalışması gerekir. Plongeur'ün durumu da buna ben-zer. Bazı insanların restoranlarda yemek yemeleri gerektiğinden diğerleri de haftada seksen saat bulaşık yıkamalıdır. Bu iş, medeniyetin gereğidir, dolayısıyla sorgulanamaz. Üzerine düşünmeye değer bir nokta.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı
İş ve uyku arasında mekik dokuyarak yaşayan plongeur'ün düşünmeye zamanı yoktur, dış dünyanın neredeyse farkında değildir. Onun Paris'i otel, metro, birkaç bistro ve yatağı arasına sıkışmıştır. Uzaklaşırsa sadece birkaç sokak öteye, dizine oturup midye yiyecek, bira içecek bir hizmetçi kızla gezmeye gidiyordur. Boş gününde öğlene kadar yatar, sonra üstüne temiz bir gömlek giyer, içkisine kumar oynar, öğle yemeğinden sonra yeniden yatar. Onun için boulot, içki ve uyku dışında bir gerçek yok gibidir, bunların arasında da en önemlisi uykudur.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı
" Şu anda Paris'te her gün on-on beş saat boyunca bulaşık yıkayan üniversite mezunları var. Tamamen aylaklık ettikleri söylenemez; çünkü aylak biri plongeur olamaz. Bu insanlar düşünmeyi imkansız hale getiren bir rutinin içinde kapana kısılmış vaziyetteler. Plongeur'ler akıl edebilse şimdiye kadar çoktan bir sendika kurup daha iyi muamele görebilmek için grevde olurlardı. Ama düşünmüyorlar; çünkü düşünebilecek boş vakitleri yok. Hayat onları birer köleye dönüştürmüş."
Sayfa 159 - İndigo Kitap·Kitabı okudu
Alıntı