İLAHİ KOMEDYA / DANTE ALIGHIERI - İNCELEME
Bir eseri değerli kılan nedir? Daha doğrusu, klasikler neden okunmalıdır? Bu soruya tanımlarla cevap verebilir miyiz? Deneyebiliriz belki.
Onları okuyan ve seven için zenginlik oluşturan kitaplara klasik denir diyebiliriz. Tohumunu atıp eser olarak kendini unutturmak: İşte klasik eserler bu spesifik güce sahiptir. Klasikler, hem kendilerini unutulmaz olarak kabul ettiren, hem de kişisel ya da kolektif bilinçaltınca özümsenip, hafızanın kıvrımlarına gizlenerek çok özel etkiler yapan kitaplardır. Bir klasiğin yeniden okunması, ilk okuma gibi keşif mesabesinde olur zira yeniden okunuşu aslında yeni bir okumadır. Aslında klasikler söyledikleri şeyleri hep söyleyecektir; bize ulaştıklarında, üzerlerinde bizden önceki okumaların izlerini taşıyan ve arkalarından, içinden geçtikleri kültür ya da kültürlere bıraktıkları izleri sürükleyen kitaplardır ve bu bağlamıyla da kümülatif bir hüviyete sahiptirler. Hatta klasiklerin, aralıksız olarak bir eleştirel söylemler bulutu yaratan ve sürekli bu buluttan kurtulan yapıtlar olduklarını da söyleyebiliriz. Okundukları zaman, bir yerlerden bildiğimizi sandığımız şeyleri yepyeni, beklenmedik, şaşırtıcı kılan kitaplardır. Bir nevi, evrenle eş anlamlı tutulurlar diyebiliriz. Lakin elbette klasiğimiz bize kayıtsız kalamaz ve bizim onun aracılığıyla, tabi aynı zamanda ona karşı çıkarak, kendimizi tanımlamamızı sağlar. İnsan marjda bulunsa dahi, bir fon uğultusu gibi süregelir benliklerimizde.
İlahi Komedya da bir klasiktir, bu bağlamda değerlidir ve okunmaya şayandır. Teolojik yaklaşımların temellerinin oyulması ile yerini rasyonel yaklaşımların doldurmaya başladığı olgusunu hepimiz biliyoruz, nitekim mezkur rasyonalitenin içerisinde yaşamaktayız. Lakin derinlemesine düşündüğümüzde, değerlerin