Herkese merhaba...
İsmini çok duyduğum, sürekli gördüğüm ama okumak için çok geç kalmış olduğumu düşündüğüm bu harika kitabı bugün gözyaşları içinde bitirdim. Gerçekten yüreğime dokunan, beni derinden sarsan bir kitap oldu Uçurtma Avcısı.
Afgan iki çocuğun dünyasını anlatan, bu muazzam kitabı herkesin okumasını tavsiye ederim. Hasan ve Emir, Baba, Ali, Rahim Han... Bu isimleri kitabı okuduktan sonra hayatınız boyunca unutmayacağınıza eminim.
Sovyet İşgali sırasında Afganistan’ın halini, savaşın etkilerini, insanların hayatlarını nasıl kökten değiştirdiğini de okuyacaksınız bu kitapta. Savaşın insanların ve çocukların üzerindeki etkilerini. Savaş çocuğu olmak ne zor!
Aynı zamanda etnik köken farklarının, insanları nasıl ayrıştırdığına şahit olacak ve çok üzüleceksiniz. Hazara olan Hasan’ın tavşan dudağını aklınızdan kolay kolay silip atamayacaksınız. Peştun olan Emir’in Hasan’a yaptığı ve peşini bir ömür boyu bırakmayacak olan hatasını görecek ve ona da ayrı üzüleceksiniz.
Kitabın sonlarına doğru hayatınıza küçük Sohrab konuk olacak ve ona da yüreğinizin bir parçasını bırakacaksınız. Ayrıca Sohrab’la birlikte Emir’in suratına tokat gibi inen bir gerçeğe de tanık olacaksınız.
Çok fazla içerik hakkında yazı yazmayacağım, okuyun, okuyun ki yüreğinize dokunan bir kitap nasıl olurmuş öğrenin.
Çok beğendim, çok içlendim, içim sızladı... Bazı yerlerinde gözlerim dolu dolu gülümsedim. Karmakarışık duygular hissettirdi bana bu kitap...
Savaş ne kötü, savaşta yitip giden hayatlar, umutlar, çocukluklar ne kötü... Dil, din, ırk, etnik köken ayrımı ne kötü! Ama iyi olan bir şey var o da Hasan. Ah, Hasan canım Hasan.
Herkese tavsiyemdir, bu eseri ile tanışmış oldum yazarımızla ve bu kitabı satın alırken 2 kitabını daha almıştım, onları da okumak için