İnsanın herkesin nefretle bakmasına yol açan bir engeli, özrü, kabahati varsa ilk öğrendiği şey şakacı olmak. Hep neşe, eğlence, hep espri, komiklik halleri. Binbir çeşit engel, özür, kabahat var. Şişman olmak en affedilmez olanı.
İlk mesaj ağır hastalık geçiren ve artık cebelleşmeyi bırakıp sadece ölümünü bekleyen bir karakterle ulaşıyor bize. “Yarın ölecekmiş gibi yaşa” derler ya hani. Hakikaten, yarın öleceğimizi bilsek sahip olduğumuz tek şu anı nasıl değerlendiririz? Normalde burun kıvırdığımız, yapmayı ertelediğimiz birçok şey fazlaca önem arz etmeye başlıyor tam o anda. O kadar çok şey var ki yapılması gereken, bir öncelik sırası bile yapamıyorsun hepsi çok mühim oluyor ve tüm bunlar için asla yeterli zamanın olmayacağını bilmek telafi edilemeyecek bir burukluk sadece. Hep eksik, yarım.
Ana karakter hepimizin yüzüne çarpması gereken bir ders niteliğinde. Birçoğumuzun artık umursamaya tenezzül etmediği değerlere o hala sıkı sıkıya bağlı. Yıllar öncesinde çocuk sıfatında günahlarının bile sayılmadığı yaşta yaptığı bir yanlışın peşine düşüyor. Tüm sebebi kısa bir vicdan rahatlaması olsa bile. Çevresindeki ve hatta muhatabı olduğu insan bunu hiç önemsemiyor olsa bile. Artık kendimiz için değil de başkalarının ne söyleyip düşüneceğini umursayarak yaşadığımız için böylesine insani değerlerimizi yitirmek ve bunu normalleştirerek eksikliğini fark etmeden yaşamak bizim ayıbımızdır sadece.
Kötü haber koleksiyonu olması karakterin bir başka özelliği. Ağırlık olarak kadınlar üzerinden gitmekle beraber yorumlara da yer veriliyor kitapta.
“Genel olarak” toplu taşıma dahil, erkeklerin hiç çekinmeden, alenen yaptığı tacizlere karşılık bu durumdan rahatsızlık duyan kadınların susmaları ve dahası sanki varlığıyla karşısındakini o rahatsız ediyormuşçasına mahcup, çekimser kalmaları ve bunu gözlemleyen diğer kadınların oluşan gerginliği farkedip, kendi yaşadıklarını da anımsayarak vicdanıyla cebelleşse de öyle olması gerektiğine inandığı için, farklı bir ses, fikir sunmaktan çekinmesiyle tüm algılarını
DokunmadanNermin Yıldırım · Hep Kitap · 201711,5bin okunma
Diyorum ki kendime, birazdan eriyecek buzullar. Bütün nehirler taşacak, volkanik dağlar patlayacak, cümle akrep kendini sokacak, turnalar kanatlarını yonacak. Dünya duracak birazdan. Bir çocuk ölünce çünkü, dünya durmalı.