pınar

pınar
8/10
·304 syf.··
2025 5. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 09 Mart 2025 23:21
Jane Austen'den Gurur ve Ön Yargı en sevdiğim kitaplardandır. Bir de Jane Hanım'ın Akıl ve Tutku'sunu okumuştum onu da çok beğenmiştim. İki kitabında da olay örgüsü, karakterler, değişen ve gelişen duygular daha etkileyici ve derindi. İkna'da ise bu derinliği pek hissedemedim. Kitap diğerlerinde olduğu gibi akıcı ve yalın bir dille yazılmıştı. Kendisini okutturuyordu ama hiçbir karakteri kendime çok yakın hissedemedim. Çok fazla dıştan bakan bir gözmüşüm gibi hissettim. Bazı yerlerde o aradığım samimiyeti ve kişilerin duygularının sıcaklığını hissedebildim ama genelinde karakterlerini gözlemlemek ve anlayabilmek için çok dış bir pencereden bakıyormuşum izlenimine kapıldım. Yani kısaca karakterler yüzeysel geldi diyebilirim. Biraz spoiler gibi olacak bundan sonra söyleyeceklerim, açıkçası Yüzbaşı ve Anne'in ilişkisine biraz daha derinden girip daha çok bahsedilmesini, tekrardan birlikte oluşlarını daha ayrıntılı okumak isterdim. Aşklarının böyle yazılması beni birazcık üzdü. Yine de okumaktan keyif aldım diyebilirim fakat bana göre diğer kitapların bir tık altında bir kitap :')
İknaJane Austen · Timaş Yayınları · 20203,540 okunma
Reklam
8/10
·360 syf.··
2024 4. kitabı
Öncelikle ilk iki kitabı daha çok beğendiğimi söylemem gerek. Bu kitabı, Noah ile Alexis'in hikayesini, sevdim ama onlarla Gavin ve Thea veya Mack ve Liv'le kurduğum bağı kuramadığımı hissettim. Yine de yazarın kalemini ve hikayenin hızlıca akmasını çok seviyorum. Okurken keyif aldığım ve beni reading slump'tan çıkartan bir kitap oldu. Serinin devamında 4. kitapta Rus'un hikayesini okuyacakmışız heyecanla 4. kitabı bekliyorum.
Aşık Erkekler: Çılgın Sersem ve TutkuluLyssa Kay Adams · Nemesis Yayınları · 2024181 okunma
3/10
·208 syf.··
2024 2. kitabı
Bu yazarın eserlerinin neden bu kadar ses getirdiğini ve okunduğunu anlayamadım. Bir sürü şiir vardı kitapta ama sadece 2-3 tanesi iyi denilebilirdi, iyiydi demiyorum. Kitabın sonunda da şiir denemesi ibaresi var. Başarısıza yakın bir şiir denemesi olmuş, şiir denmeyeceğinin de farkında olmaları güzel. Yarım saatte bitirilecek bir çalışma olmuş ve hiç düşünüp anlamanıza, sindirmenize gerek olan şiirimsi şeyler yok. Daha çok karşınızda konuşması ve cümleleri biraz bozuk olan ve size bir şeyler anlatan biri varmış gibi geliyor. Hiç şiir havası yoktu. Çok merak ediyorsanız ve para harcamadan ulaşma şansınız varsa zaman kaybetmeyi de göze alırsanız bakın. Birkaç yere işaret koymuştum (daha normal olanları ve birkaç garip gelen yeri) alıntı olarak girmektense buraya ekleyeceğim hem okumak isteyenler hangi tarz şiir çalışmasıyla karşılaşacağını görmüş olur. damarlarımda senin kanın akarken söyle nasıl unutayım syf 14 seks yaptım dedi kız ama sevişmek nasıl bir duygu bilmiyorum syf 20 işin aslı hepimiz sevmeye muktediriz yine de zehir saçmak hep tercihimiz syf 23 hayır ilk görüşte aşk olmayacak bizimkisi ilk hatırlayışta aşk olacak çünkü henüz tanışmasak da seni gördüm annemin gözlerinde
Süt ve BalRupi Kaur · Pegasus Yayınları · 20179,7bin okunma
4/10
·560 syf.··
2023 5. kitabı
Bu zamana kadar okuduğum en boş kitaplardan birisiydi. Instagram'da karşıma çıkıyor ve sürekli övülüyordu. Ben de okuyayım dedim, arada bir gençlik romanları okumak hoşuma gidiyor ve reading slump'tan çıkmamı sağlıyor. Bu kitap ise resmen vakit kaybıydı. Kitabın konusu artistik patinajcı kızımız Stas ile hokey oyuncusu Nathan'ın arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Yaşanan bir sorunla aynı buz pistini kullanmaya başlıyorlar ve aralarında bir düşmanlık başlıyor. Kitapta ne buz hokeyi ile ilgili ne de artistik patinajla ilgili şeyler gördük, çok yüzeysel geçmiş yazar. Sadece ikisinin arasındaki cinselliği okuduk diyebilirim. Kitap 560 sayfa ve abartısız 400 sayfası onların özel hayatıdır. Sırf bitirmiş olmak için bitirdim. Ekstra olarak kitaptaki kötü! karakter aşırı gereksizdi.
IcebreakerHannah Grace · Olimpos Yayınları · 20232,470 okunma
5/10
·152 syf.··
2021 15. kitabı
Yanlış hatırlamıyorsam 2 yıl önceydi, kitap fuarında gezerken aşırı öven ve Türk bir yazara destek olması için almamızı isteyen görevliyi kıramamıştık, arkadaşımla beraber kitabı almıştık. Bugün de sıradaki kitabımı seçeyim derken fuardaki anı aklıma geldi ve bu kitabı okuyayım dedim. Kitapları normalde kapağına göre yargılamam kapak benim için önemli değildir ama bu kitap kapağının aşırı kalitesiz olduğu da bariz bir şekilde belli. Bir kitapçıda görsem merak edip bakmam, kafamı çevirir giderim. Çünkü basit olduğunu size her türlü hissettiriyor. Çoğu insan kitap kapağından ilk aldığı izlenime göre kitapları seçer, ikinci olarak baktıkları şey de kitabın adı olur. Maalesef ki kitap hem aşırı basit ve bu zamanlara yakışmayan tasarımından dolayı kapaktan yana hem de bir amerikan korku filminden kopya çekilmiş gibi konulan adıyla iki yönden de puanlarını kaybediyor. Şimdi ise içerik konusuna gelelim. Kitap akıcıydı. Korkunç kesinlikle değildi. Korku kitaplarına bayılırım ve okurum ama gram gerilmedim. Hiç farklı şeyler yoktu. Ucuz filmlerde olan klasik satırla doğrama işleminden bahsediliyor. Bu tarz korku romanlarında eğer bir dehşet yaşanacaksa okurlar daha özgün ve daha acımasızca şeyler bekler. Gerilmek isterler. Vahşeti duyumsamak isterler. Her zaman denk geldiğimiz filmlerdeki şeyleri okumak kimseyi etkilemez. Beklentilerini karşılamaz. Zaten 1 saat içinde biten bir kitap. Türk bir yazara destek olmak için ve hafif bir korku romanı okuyayım birisi birilerini doğrasın falan diyorsanız hiçbir beklenti olmadan okuyabilirsiniz.
Dehşet GecesiÖzgün Çınar · Hiç Yayınları · 201874 okunma
Reklam