Jane Austen'den Gurur ve Ön Yargı en sevdiğim kitaplardandır. Bir de Jane Hanım'ın Akıl ve Tutku'sunu okumuştum onu da çok beğenmiştim. İki kitabında da olay örgüsü, karakterler, değişen ve gelişen duygular daha etkileyici ve derindi. İkna'da ise bu derinliği pek hissedemedim. Kitap diğerlerinde olduğu gibi akıcı ve yalın bir dille yazılmıştı. Kendisini okutturuyordu ama hiçbir karakteri kendime çok yakın hissedemedim. Çok fazla dıştan bakan bir gözmüşüm gibi hissettim. Bazı yerlerde o aradığım samimiyeti ve kişilerin duygularının sıcaklığını hissedebildim ama genelinde karakterlerini gözlemlemek ve anlayabilmek için çok dış bir pencereden bakıyormuşum izlenimine kapıldım. Yani kısaca karakterler yüzeysel geldi diyebilirim.
Biraz spoiler gibi olacak bundan sonra söyleyeceklerim, açıkçası Yüzbaşı ve Anne'in ilişkisine biraz daha derinden girip daha çok bahsedilmesini, tekrardan birlikte oluşlarını daha ayrıntılı okumak isterdim. Aşklarının böyle yazılması beni birazcık üzdü.
Yine de okumaktan keyif aldım diyebilirim fakat bana göre diğer kitapların bir tık altında bir kitap :')