Genç yaşta ümitsiz bir aşka düşenin, kuruntunun kendisini nereye götüreceğini, sevgisinin ne karşılık göreceğini bilmeden tatlı bir hayale kapılanın vay haline. Zavallı, bir kayığın içine hafifçe uzanır, yavaş yavaş sahilden uzaklaşır. Ufukta büyüleyici ovaları, yeşil çayırları, hayal cennetinin puslu serabını görür. Dalgalar onu sessizce sürükler, nihayet hakikat onu uyandırınca, kavuşmak istediği hayalin ayrıldığı sahil kadar uzakta kaldığını görür. Artık ne yoluna devam edebilir ne de geriye dönebilir...
Hayattaki her şey kötüye gidebilir, aşk hariç. Yeter ki bitkin düşen, bocalayıp tökezleyen zayıf iradeli biri olmasın, aşk hiçbir zaman yolunu şaşırmaz.