Ya ben, ben de onun içten coşkunluğunun bir yankısından başka bir şey miydim? Onun varlığının melodileri değil miydi içimde yeni baştan duyduklarım? Benliğim gördüğüm bu varlıkta eriyordu, ve gördüğüm bu varlık tanrısal bir varlıktı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Felsefenin, bu bilimdeki soğuk yüceliğin şiirle ilgisi ne?"
Ben kazanacağıma güvenli, "şiir" dedim, "bu bilimin başlangıcı ve sonucudur. Minerva nasıl Yupiter'in başından meydana geldiyse, felsefe de sonsuz ve tanrısal bir varlığın şiirinden doğdu; Ve sonunda şiirin sırlı kaynağındaki zıtların hepsini kaynaştıran da yine odur."
Evet, eskilerin büyüklüğü bir fırtına gibi benim başımı eğdi, yüzümün çiçeğini koparıp götürdü. Çok zaman beni kimsenin görmediği bir yere uzanır, ırmağın yanına devrilip de boynu bükülmüş dallarını sulara sokan bir çam gibi, sessizce gözyaşı dökerdim.
Ah, benim yüreğim kadar ona her yönde yakın bir yürek olabilir mi? Benimki kadar onu kandırmış ve ona kanmış, kirpik nasıl göz için yaradılmışsa, yalnız onu sormak için yaradılmış kalb var mıdır?
Tek çiçek olup çıkmıştık, içli sevinçlerini kapalı taçları içinde gizleyen sevgili bir çiçek gibi ruhlarımız birleşik yaşıyordu.
Buna rağmen, buna rağmen, onu çalınmış bir taç gibi başımdan çekip yerlere seren ben oldum.