Ara ara reading slumb’a giriyorum okuma tembelliğine yani. Ama bu sefer çok uzun sürdü bu süreç. Yarım bıraktığım onlarca kitap kitaplıktan bana bakıyor resmen ve bu durum yani yarım bırakma işi hiç bana göre değil.
Ama bol bol kitap almaya da devam ediyorum, Geçen hafta yine kitapçı gezerken gözüme bir kitap çarptı. Önce ismi dikkatimi çekti daha sonra yazarın bende bir kitabı daha olduğu aklıma geldi. Jean Teaule’nin ikinci kitabı İnt.har Dükkanı. İlkini okumamıstım bunu da hemen aldım. İyi ki de almışım.
Beni okuma tembelliğinden resmen çekip çıkardı ama bunda aldığım kitap okuma standının da hakkı var. Hakkını yemeyeyim onun da.
Kitaba gelecek olursak; Dışardan bakıldığında normal bir aile kendi halinde şahsına münhasır, yalnız yıllar boyu yaptıkları aile işi biraz garip onların bir int.har dükkanları var, int.har etmek isteyen insanların geldiği ve bununla ilgili malzemeleri bulabilecekleri bir dükkan.
Anne, baba ve 3 çocukları var. Hepsi birbirinden farklı. İşlerine o kadar sadıklar ki anne ve baba çocuklarına int.har eden ünlülerin isimlerini vermişler. Vincent, Manrilyn ve Alan.
Lakin günler geçtikçe aile de bazı değişimler yaşanmaya başlanıyor. Bir insanın fikirleri nasıl değişir, dönüşür bize o kadar güzel yansıtmış ki yazar. Okuduğum hiç bir cümleyi garip karşılamadım o yüzden. Ta ki son cümlede yaşadığım ters köşeye kadar.
Ben yazarı çok sevdim. Dili biraz değişik ama hemen adapte olabiliyorsunuz.
Pin’in Labirentinden bir solukta çıktı İnt.har Dükkanı, çıkarken kaybolduğum labirentten beni de çıkardı. Çok çok tavsiye