POLONIUS: Bu iş iyi sonuçlandı. Majesteleri ve Kraliçem, büyüklük nerden gelir, Sahne Ödev nedir, gündüz neden gündüzdür, Neden gecedir gece, zaman zamandır, Gibi şeyler üzerinde uzun uzadıya konuşmak; Geceyi, gündüzü ve zamanı b oşa harcamak olur. Bu nedenle, madem ki zekanın ruhu kısa sözde yatar; Uzun laf ise, kol, bacak ve dış g örünüştür; Ben de kısa k eseceğim. Soylu oğlunuz deli. Deli diyorum. Çünkü, gerçek deliliği anlatmaya çalışmak Deliliğin ta kendisi değil de nedir? Ama, bırakalım bunu. Hamlet
Alıntı
ÖLMEDEN ÖNCE ÇÜRÜMEK
Ve en korkunç olanı ise toplumun çürümeye artık alışmış olması!  Ne muhteşem yazmış Shakespeare Hamlet’te. Sahnenin en karanlık anı; Elsinore kalesinin soğuk surlarında, nöbetçi asker Marcellus gelir ve repliği patlatır: “Kokuşmuş bir şeyler var Danimarka Krallığı’nda.”  Totaliter rejimlerin ayakları altında ezilen toplum içten içe çürür ve nihayetinde ortalığa korkunç kokular yayılır. Acı olan şudur ki toplum bir süre sonra bu kokuya o kadar alışır ki çürümüşlük artık fark edilmez bile olur. Çürüme her zaman saraydan başlar. Saray çürüdüğünde önce kendi duvarlarına bulaşır, sonra koridorlarına, sonra protokol salonlarına ve nihayet bahçesinin ötesine, kentin sokaklarına, köylünün sofrasına kadar siner. Shakespeare bu sıralamayı dört yüz yıl önce kurmuş.  Hamlet’te krallık çürür çünkü Claudius öz kardeşini öldürmüş ve cezasız kalmıştır.  Polonius’un cesedi Hamlet’in odasında kalır ve sahnede kötü bir koku yayılır.  Otoriter rejimler yalnız baskıyla yaşamaz. Hakikati parçalayarak ayakta dururlar. Bir ülkede gerçekler söylenemez hale geldiğinde, orada yalnız ifade özgürlüğü değil gerçeklik duygusu da çöker. İnsanlar artık doğru ile yalanı ayırt edemediğinde, devletin söylediği şey neyse o doğru olur. Bu, totalitarizmin en derin tanımlarından biridir. Hannah Arendt totaliter rejimlerin gerçekliği ortadan kaldırmak için ne kadar büyük bir enerji harcadığını anlatırken bunu söylüyordu. Yalan, yalan üstüne kurulduğunda toplumsal hafıza silinir. Gerçeği söyleyen suçlu, yalanı söyleyen ise devlet katında iltifat görüyor. Orwell’in 1984 romanında Gerçek Bakanlığı bütün gerçekleri yalanlarla değiştiriyordu. Hamlet’te herkes birbirini izler. Saraylılar kralın huzurunda farklı, perdenin arkasında farklı konuşurlar. Polonius oğlu Laertes için casus tutar. Ophelia bir tuzak
Edebiyat
Reklam
OPHELIA Lord'um, son derece dürüst görünüyordu. Bana aşkından söz ederken. POLONIUS Evet, görünüyor olabilir, Ama sen gerçeğe bak! Hamlet
POLONIUS Bak, ben sana öğreteyim: Kendini bir bebek gibi düşün, Aslında hiçbir değeri olmayan bu boş teklifleri, Gerçek sanan bir bebek. Kendini daha pahalıya sat; Yoksa, deyim biraz zorlama olacak ama, Beni aleme rezil edersin. Hamlet
POLONIUS -Namuslu mu dediniz? HAMLET -Evet, bayım; dünyamızın bugünlerinde Namuslu insan binde bir çıkıyor da. Hamlet
Hamlet - William Shakespeare🇬🇧 Danimarka Prensi Hamlet, Danimarka kralı olan babasının ölümünden sonra bunalıma girer. Eski kralın ölümü üzerinden daha iki ay geçmeden, amcası Claudius annesiyle evlenmiş ve tahta geçmiştir. Bu arada babasının hayaleti ruhsal çöküntü içindeki Hamlet’e görünür ve kendisini öldürenin Claudius olduğunu söyleyerek öcünü almasını ister. Hamlet, amacını amcasından gizlemek için deli rolü yapmaya başlar. Kralın adamlarından Polonius, Hamlet’in, kendi kızı Ophelia’ya duyduğu karşılıksız aşk yüzünden çıldırdığına inanır. Hamlet ise bir türlü harekete geçemez ve zaman zaman hayaletin sözlerinden şüphe ye kapılır. Bu arada, bir gezici tiyatro kumpanyası oyuncularından, Kral Claudius’un huzurunda, babasının ölümünü oynamalarını ister. Kralın oyun sırasında heyecanlanması, Hamlet’i onun suçlu olduğuna inandırır. Daha sonra Hamlet, Polonius’u Kral sanarak öldürür. Kral fırsatı değerlendirir ve bu cinayeti gerekçe göstererek Hamlet’i İngiltere’ye gönderir. İngiltere kralına yazdığı mektupta, Hamlet’in öldürmesini ister. Ancak, Hamlet tuzağı öğrenerek Danimarka’ya geri dönmeyi başarır. Bu arada Ophelia çıldırmış ve bir nehirde boğularak ölmüştür. Ophelia’nın kardeşi Laertes, öğrenim gördüğü Paris’ten babasının cenazesi için gelir ve intikam almaya yemin eder. Kral da Laertes’i kışkırtır ve Hamlet’le Laertes arasında bir düello düzenler. Bu düelloda Laertes zehirli bir kılıç kullanacaktır. Kral, Hamlet’in ölümünü sağlama bağlamak için bir kupa zehirli içki hazırlar. Düello sırasında Laertes, Hamlet’i zehirli kılıçla yaralar. Kraliçe yanlışlıkla zehirli içkiyi içer vb ölür. Dövüşün kızıştığı bir anda zehirli kılıcı eline geçiren Hamlet ölmeden önce hem Laertes’i hem de Kral Claudius’u öldürür. Bu olaylardan sonra Norveç Prensi Fortinbras Danimarka’ya
Reklam
Reklam