Gülüşüm vitrine konmuş bir yaz meyvesi gibi
Parlak, diri, albenili
Ama içini kestiğinizde
Çekirdeğinde gece saklıdır
Bir yanım Polyanna
Yıkılmış duvarların arasına papatya eker
En sert rüzgara isim takar
Kırılan tabağa kader demez
Şükür der, yeniden başlarız der
Gözleri göğe çivilidir
Öbür yanım Külkedisi
Avuçlarında kül taşır
Her sabah kendi yangınını süpürür
Tırnaklarının arasında gece birikir
Camdan bir ayakkabının içinde kanayan topuklarını saklar
Ben iki uçurum arasında gerilmiş ince bir telim
Bir tarafım alkışa yürür
Bir tarafım mutfağın karanlığına geri döner
Biri saray merdivenlerinden inerken eteklerini toplar
Diğeri merdiven altlarında adını fısıldar
Polyanna içimde bir rahibe gibi dolaşır
Acıyı kutsar
Yaraya çiçek yapıştırır
Gözlerime güneş sürer
Der ki bak, bu da geçer