sum

öğleden önce uyanır, öğleden sonra dağda kutsal yürüyüşünü yapan bir hacının şevkiyle inogaşira parkı'nda gezinti yapardı. havanın güzel olduğu günlerde parktaki banka oturup ekmek yer, sigaraların birini söndürüp diğerini yakarak kitap okurdu.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
kerouac'ın romanlarındaki kahramanlardan biri gibi vahşi, havalı ve uçarı nasıl olunabilir, diye düşünür dururdu sumire. ellerini pantolonunun cebine sokar, siyah saçlarını kasıtlı olarak dağıtır, gözlerinde hiçbir sorun olmamasına rağmen dizzy gillespie'ninkine benzeyen kara, plastik gözlüğünü takar, boş boş göğe bakardı. neredeyse her zaman ikinci el bir giysi dükkanından satın alınmış gibi duran bol, balıksırtı ceketini giyer, ayağına da kaba iş botlarını geçirirdi. mümkün olsa sakal da bırakırdı eminim.
tek bir cümleyle söylemek gerekirse, o, iflah olmaz bir romantikti; dik başlı, alaycıydı, daha net ifade edersem, dünyada olup bitenlerden bihaberdi.
aşık olduğu kişi sumire'den on yedi yaş büyüktü ve evliydi. ayrıca eklemem gerek; o da bir kadındı. bu, her şeyin başladığı ve (neredeyse) her şeyin bittiği yerdi.
insan neyi anlatabilir? insan insana, insanlara hangi derdini anlatabilir? yıldızlar birbiriyle konuşabilir, insan insanla konuşamaz.
Sayfa 112·Kitabı okudu