(Mutlak? Evet. Fleischman yetişkinlerin belirsizliklerle dolu dünyasına daha dün fırlatılıp atılmış bir yeniyetmedir. Kadınları baştan çıkarmak için elinden geleni yapmaktadır, ama özellikle aradığı şey, onu yeni keşfedilen dünyanın acımaz göreceliğinden kurtarıp esenliğe kavuşturacak, sonsuza dek sürecek, rahatlatıcı kucaklaşmadır).
Havada büyük sözcükler uçuşuyor ve Fleischman kendine aşkın tek bir ölçütü olduğunu söylüyordu: Ölümdü bu ölçüt. Gerçek aşkın sonunda ölüm vardır ve ancak ölümle sonuçlanan aşk aşktır.
İnsan yalnızca farkına vardığı şeylerden sorumlu olsaydı, alıklar her türlü hatadan peşin peşin arınmış olurlardı. Ancak, azizim Fleischman, insan bilmekle yükümlüdür. İnsan bilgisizliğinden sorumludur. Bilgisizlik bir hatadır. İşte bu nedenle hatanızı hiçbir şey bağışlatamaz.
Bir vücut ve yalnızca bir vücut olmaya duyduğunuz inatçı arzuyu hiçbir şey sarsamaz sizin. Göğüsleriniz beş metreden erkeklere sürtünüyor! Şu yorulmak bilmez kalçalarınızın çizdiği sonsuz spiraller yüzünden, yürüyüşünüzü seyrederken, inanın başım dönüyor. Allah aşkına, biraz uzaklaşın yanımdan! Göğüsleriniz Tanrı gibi her yerdeler!
(Başhekim, elbette evli ve az önce hem mizah duygusunu hem de kafasından geçen düşünceleri ortaya koyan en sevdiği özdeyişi söyledi bağıra çağıra: "Aziz meslektaşlarım, bildiğiniz gibi, bir erkeğin en büyük mutsuzluğu, mutlu bir evliliğinin olmasıdır. Hiç boşanma umudu yoktur bu erkeğin.")