Peki hadi; ama güzel bir fal isterim. Bir öğle üstü üç kralla evlendir, Üçünden de dul bıraktır beni. Elli yaşımda öyle bir çocuğum olsun ki Yahudilerin Herod’u diz çöksün önünde. Oktavius Caesar’la evlendiriver beni: Hanımımla eşit olurum o zaman.
O kahraman yürek ki, savaşta hızlı atınca
Şişip gevşetirdi göğsündeki zırhları
Şimdi, vazgeçip yiğitlikten,
Bir yelpaze oldu Mısırlı bir kadının elinde
Ateşli sevgisini soğutmak için.
Odabaşı onun adını deftere kaydederken “ben Ferid’i d ile yazarım” demişti. Ferit’in babası da bu fikirde idi ve Hamid’in “âhir-i ömrümüzde ismimizin sonuna bir it taktılar!” sözünü tekrarlarken kopardığı kahkahaların peşinden “bugünkü imlâda fonetik yok, fonetik, fonetik!” diye bağırırdı.